Unutmak nedir? neden niye unuturuz?

Unutmak nedir? neden niye unuturuz?

Unutmak nedir? neden niye unuturuz? Evden çıkmadan önce ütünün fişini çektim mi?” “Az evel gördüm, şimdi anahtar nereye kayboldu?” “Hay Allah, adı neydi?”… Gün boyunca unuttuğumuz bir şeyleri hatırlamak için bir dolu zaman harcarız. Peki, bu zamanı harcarken neden unuttuğunuzu hiç merak ettiniz mi?)

Unutkanlık nedir

Aslında bu konuya farklı bir perspektiften “Hafızamızı Geliştirmek için Neler Yapmamız Gerekir?” başlığı altında yer vermek gerekir.

Unutma nedir psikoloji

Öncelikle, “Ben unutkanım” deyip kendimizi etiketlemeyelim ya da bu durumu bir hastalığın belirtisi olarak görmeyelim. Unutmayalım ki çoğunlukla ileri yaşlarda görülen bu sorunla artık stresli ve yoğun iş yaşamı sebebiyle gençler de karşılaşabiliyor. Bu durumda unutkanlığın pek çok nedeni olabilir:

Her şeyi unutmak için ne yapılmalı

Demir eksikliği: Demir, beyin fonksiyonlarının sağlıklı bir şekilde çalışmasını sağlar. Yetersiz beslenme veya âdet dönemlerinin yoğun geçmesi gibi nedenler hatırlama faktörlerini etkileyerek kansızlığımız olmasa bile unutkanlığa neden olabilir, Yaklaşık 150 kadın üzerinde yapılan bir araştırmada, demir eksikliği olanların olmayanlara oranla sorulan soruları tekrar sorma ihtimalinin iki kat daha fazla olduğu belirlenmiştir. Dört ay boyunca demir desteği alan çoğu kadının, ilk testte başarılı olan gruptan daha iyi hatırlama yeteneğine sahip olduğu görülmüştür. Eğer demir eksikliğinden şüpheleniyorsak doktorumuzdan demir eksikliğimizin olup olmadığını belirleyen ferritin seviyemizin kontrol edilmesini isteyelim çünkü sıradan bir kan testi kansızlığı tespit etmek için yeterli değildir.

Anlık unutma nedenleri

Gürültü: Teknoloji ve dijital gelişmelerin son sürat devam ettiği bir dönemde yaşıyoruz. Normalde yeni bir bilgi beynin sadece belirli bir bölümü tarafından algılanır; ancak bir şeyi öğrenirken dışarıdan gelen gürültüyü aza indirmek gerekir.

Unutmak nedir bilir misiniz

Gereksiz bilgilerden arınarak öğrenilen bilgi daha sonra kolay hatırlanır.

Yorgun Zihin: Bilindiği üzere meditasyon teknikleri stresi azaltmamızı sağlar. Yapılan araştırmalarda ise gereksiz yere uzun zaman beyin hücrelerinde –akılda tutulan bilgilerin hücrelere zararlı olduğu belirlendi. Araştırmalar, öğleden sonra 40 dakika meditasyon yapan kişilerin, aynı sürede şekerleme ya’ panlara oranla daha iyi hatırladıklarını belirledi. Daha ilginci; aynı test, gece uyuyamayan kişilerin de rahat bir uyku uyumasını sağladı. Bu nasıl olabildi?

Meditasyon; uyku gibi, duyulara ilişkin algılamayı azaltıyor ve bu da beyine, yeni bilgilerle anıları denetleme ve sağlamlaştırma fırsatı veriyor. Düzenli meditasyon yapmanın ise unutkanlık için daha yararlı olacağı belirtiliyor.

Kolesterol: Sağlıklı bir kolesterol, kalp hastalıkları kadar hafıza için de önemlidir. Kanda yükselen kötü LDL kolesterolü beynin ihtiyaç duyduğu minerallerle beslenmesini önler, kan dolaşımını olumsuz etkiler. Eğer bazı şeyleri anlamakta ve hatırlamakta zorlanıyorsak kolesterolümüzü de kontrol ettirmeliyiz. Yüksekse doktor kontrolünde düşürmeye çalışabiliriz.

İlaçlar: Eğer huzursuzluk, depresyon gibi nedenlerle ilaç kullanıyorsak ilaçların unutkanlığa neden olup olmadığını kontrol edelim. Antidepresanlar, kaygı durum bozuklukları ilaçları, kemoterapi, parkinson ilaçları, uyku ilaçları, ülser ilaçları, ağrı kesiciler hafıza sorunlarına neden olabilir. Yaş ilerledikçe ilaçların vücudunuzdaki etkileri daha uzun sürer. Bu nedenle ilaçların dozları ve etkileri hakkında doktorla sıkça konuşulmalıdır.

Unutkan olmamak için ne yapmak gerekir?

Bu kontrolleri yaptırdıktan sonra unutmayı önlemek için;

Elma yiyelim: Günde iki elma yemek veya bir bardak elma suyu içmek bizi nörolojik sorunlardan korur. İçerdiği mineraller ve antioksidan özelliğiyle yaşa bağlı hafıza sorunlarını önler. Ayrıca elmadaki antioksidan beyin hücrelerini metabolizmadaki glikoz gibi zararlı radikallerden korur. Kalbimizi hızlandıralım: Eski moda kalp hastalıkları ve beyin fonksiyonlarını korumanın yolu çeviklikle canlılıktan geçer. Egzersiz yapmak, beyin fonksiyonlarını olumlu etkiler. 60-79 yaş arasında yapılan aerobik egzersizleri beyini iki-üç yıl gençleştirir.

Beynimize güvenelim: Unutkanlık sorunumuz hakkında üzülmeyi bırakalım. Bu durumu daha da kötüleştirmekten başka bir işe yaramaz.

Beynimizi güçlendirelim: Video oyunları, puzzle, sudoku, bulmaca gibi oyunlar beynimiz için iyidir. Zekamızı ve dikkatimizi ölçen oyunlar unutkanlığı önler. Beyin kas gibidir, gelişmek için kararlı bir meydan okumaya ihtiyaç duyar.

Bellek, yani bilginin beyinde tutulması ve saklanması, bilim insanlarının en çok üzerinde durduğu ve araştırmaların yapıldığı konulardan biridir. Bu konuda üç varsayım bulunur. Bunlardan ilki; uzun süreli bellek ve kısa süreli bellektir. Beyin, her an ulaşması gereken bilgileri kısa süreli bellekte tutup gerisini uzun süreli belleğe atar. İkinci varsayım; beyinde seslerin, görüntülerin, sayıların ayrı ayrı depoları olduğu ve bilgilerin burada toplandıktan sonra yorumlandığıdır. Üçüncüsü ise 1997’de yapılan çalışmalarda ortaya çıkan bir sonuçtur. Beynin elektrokimyasal gücünün tümünün belleği oluşturduğu varsayılır. Bu anlayışa göre beyinde belirli bir disiplin içinde dolaşan bu bio, elektro, kimyasal gücün tümü beyni çalıştırır ve belleği canlı tutar.

unutmak nedir tdk

Hafıza kayıplarına gelecek olursak; çoğunlukla kazalar, ateşli hastalıklar ve rahatsızlıklarla meydana gelir. Tabii bir diğer önemli nokta da yaşla birlikte oluşan hafıza kayıpları yani “bunama “denilen hastalıktır. Beynin olgunlaşma ve gerileme süreci vardır. Gerileme sürecine girilmesiyle hafıza kaybının görülmesi de son derece doğal olarak karşılanır ancak günümüzde karmaşık ilişkilerde bulunan insan, bilgileri beyinde bilinçli olarak depolayamıyor ve sonuçta problemler doğuyor.

Kısacası; beynin bilinçli ve özenli kullanılmaması hâlinde genç yaşta bile hafıza kayıpları olabilir.

yakın geçmişi unutma

Hafızamızı güçlendirmek için öncelikle beslenmemize dikkat edelim. Selenyumlu özellikle bol bol balık ve potasyumlu yiyecekler yani E vitamini ve glikozlu yiyecekler yiyelim.

Beynimize zaman ayıralım. Her gün beş dakika çevreyle ilişkimizi kesip beynimize zaman ayıralım; özellikle iş ve özel hayatımızla ilgili kararlar verirken. Gözlerimizi kapatalım, derin bir nefes alalım, bu nefesi ciğerlerimizde tutarak bir ateş topu hâline geldiğini düşünelim, sonra bu ateş topunun beynimize doğru yola çıktığını düşünelim ve son olarak alacağımız karara yoğunlaşalım. Her gün ayıracağımız beş dakikanın iki dakikasında hafıza ve dikkat oyunları oynayalım. Bu oyunlar sırasında okurken, çalışırken mutlaka burundan soluk alalım.

Gazetelerin ekonomi sayfalarındaki rakam, liste ve istatistikleri dikkatle inceleyelim ve pazar eklerindeki zekâ oyunlarını çözelim. Okuduğumuz ve beğendiğimiz haber, yazı ve araştırmaları gözlerimizi kapatarak zihnimizde canlandırmaya çalışalım ve düşünceleri sıralayalım. Ayrıca ajanda tutma alışkanlığını daha da özenli hâle getirelim.