Önerme Nedir?

Önerme, düşünme, sessiz konuşma demektir. Biz düşüncelerimizi en yaygın biçimiyle dil ile ifade ederiz. Dil ise bir takım semboller sistemidir. Bu semboller, ister dilde kelimeler şeklinde, ister matematik, fizik ve kimyada olduğu gibi bir takım sembol ve işaretlerle olsun, konu ve nesnelerin ifadeleri bunların belli kurallara göre sıralandırılmasından meydana gelir. Birer cümle olan ifadeler bir soru, bir emir, bir dilek ya da bir bildiri şeklinde ortaya çıkarlar.

Mesela, “insan aklını kullanıyor mu?” bir soru cümlesi, “insan aklını kullansın” bir emir, “insan keşke aklını kullansa” bir dilek, “insan akıllıdır” cümlesi de bir bildiri, bir hükümdür. Ancak görüldüğü gibi bu cümlelerden yalnız sonuncusu bir hüküm bildirmekte, dolayısıyla bir önerme niteliği taşımaktadır. Öyle ise cümle ile önerme aynı şey değildir. Kısaca önermeler, bir yargı dile getiren cümlelerdir. Fakat her önerme bir cümledir ancak her cümle bir önerme değildir. Cümle bir dilbilgisi, önerme ise mantık terimidir. Ancak şu da unutulmamalıdır ki, her önerme bir hüküm dile getirdiği halde her hüküm bir önerme olmayabilir. Zira, önermenin unsurlarını konu endiğimizde görüleceği gibi, bir ifadenin önerme olabilmesi için bir özne, bir yüklem ve bu iki terimi birbirine bağlayan bir bağlaçtan oluşması şarttır.

Önerme, her şeyden önce bir hüküm olduğuna göre, mantık bakımından hükümler ya doğrudan doğruya bir gözlem veya deneyin ya da akıl yürütmenin ifadesi olabilir. Bunlardan birincilere “deney hükümleri” denir. Örneğin; “bu kalem mavidir” önermesi doğrudan deneyin, yani onun görmenin sonucu elde edilmiştir. İkincisine de “istidlal hükümleri” denir. Nitekim; bütün insanlar ölümlüdür. Sokrates insandır. Sokrat da ölümlüdür. Burada “Sokrat ölümlüdür” önermesi akıl yürütme ile elde edilen bir hükümdür.