Edebiyat Nedir?

Edebiyat Nedir?

22Bu sorunun cevabı, döneme ve kültüre göre değişiklik gösterir. Edebiyat sözcüğünü bugünkü anlamıyla Şinasi ve Namık Kemal kullanmıştır. Kullanımı, Tanzimat’a kadar gidiyor. İşin özü, tanzimat döneminde, geleneklerden farklı bir tür, bir akım denenmesidir. Yüzyıllardır süre gelen alışkanlıklara, farklı türler getirilmesidir. Dönemin sanatçıları buna yeni bir isim aradılar. Ancak bunu yaparken, yine de bir bakıma geleneğe bağlı kalmış oluyorlar; edep> terbiye… Eski şiir ve üslup anlayışından tamamen kopmadan, yenilik arayışı içinde, başka kültürlerin birikimlerine gönderme yapmaktadır. Tanzimat, sunduğu bu yeni projeye yeni bir isim takıyor.

Edebiyatın Sınırları 

edebiyat-nedir

Edebiyat, var olanı değil, ileride var olabilecek olanı da üretebilir. Edebiyatta hayal ürünü eserler sıklıkla görülür. Böylece edebiyat, dünyayı yansıtıcı olma niteliğinin yanında, yeni bir dünya oluşturma işlevi ile de donanmıştır. Estetik, amaca ulaşmayı sağlayan bir araç olduğunda da edebiyattan bahsedilebilir mi? Tiyatro sinema, gezi yazıları, askerlik anıları edebi eser midir? Estetik cümlelerle süslü bir savunma raporu edebi bir değer taşır mı? Bu noktada edebiyatın sınırlarını doğru belirlemek gerekir.

Yazın Nedir?

Türkçede edebiyat ile yazın kavramları benzer nitelikler taşısa da birbirinden ayrılır; çünkü şekil farklıysa anlam da farklıdır. Peki, yazın nedir? 1960’lı yıllarda yaygınlaşan yazın, adından da anlayabileceğiniz üzere yazı ile bağıntılıdır. Yazın; insan zihnindeki duygu ve düşüncelerin, yarattığı imge ve ifadelerin, gerçekleşen olayların yazı dili ile şekillendirilen bir sanat dalıdır. Edebiyat ile yazının farkına gelecek olursak; edebiyat yazı dili ile sınırlı olmak durumundayken, aynı şey yazın için geçerli değildir. Edebiyat göreceli bir terimdir. Ulusallık ve kurallar ile bağlantılı olmalıdır. Edebiyatın sınırları zaman içinde giderek genişleyince, edebiyat da yalnızca yazı dili ile sınırlı olmaktan çıktı ve ardından sözlü edebiyat da edebiyat kapsamına girmiş oldu.