Depresyon nedir nasıl tedavi edilir

Depresyon nedir nasıl tedavi edilir

Günümüzün en sık rastlanılan hastalıkları arasındaki depresyon nedir? Belirtileri nelerdir? Nasıl tedavi edilir? Depresyon bütün dünyada yaygın olarak görülen, önemli düzeyde iş-güç ve yeti yitimine yol açan bir halk sağlığı sorunudur. Depresyon yaşayan kişinin; kişisel, sosyal ve iş yaşamının bundan belirgin olarak etkileniyor olması, bu hastaların tanınmasını ve uygun biçimde tedavi edilmesini gerektirmektedir.

Depresyon vikipedi

Depresyon, esas olarak yaşamdan ve yaşadıklarından zevk alamama halidir. Depresyon yaşayan bir kişi daha önce severek isteyerek yaptığı şeyleri artık yapmak istememeye, yapsa bile bunlardan zevk alamamaya başlar. Yaşama sevincinin yerini ‘.“üzüntü keder, mutsuzluk, isteksizlik, karamsarlık, umutsuzluk ve suçluluk” gibi duygular alır. Depresyon yaşayan bir kişide duygunun değişebilirliği ve yeni olaylara tepki verebilme kaybolmuştur. Depresyonlu bir kişi normalde sevinç, mutluluk, neşe yaratan bir olayla karşılaştığında duygu değişikliği göstermez. İçinde bulunduğu kederli duygu durumu değiştiremez. Depresyon, Türkçeye ruhsal çöküntü ya da çökkünlük olarak çevrilmektedir.

Depresyon nasıl atlatılır

Halk içinde depresyon birçok anlama gelecek şekilde, kimi zaman geçici bir duygulanım durumunu ifade etmek için, kimi zaman ise ruhsal bir bozukluğu ifade etmek için kullanılmaktadır. Bazen de yanlış bir şekilde her türlü psikososyal zorlanma sonrasında yaşananları ifade etmek için kullanıldığı görülmektedir. Depresyon yaşayan kişilerde rastlanan duygular arasında üzüntü, mutsuzluk, isteksizlik çaresizlik, cesaretsizlik, elem, keder, umutsuzluk, kendini değersiz görme, kendi değerini küçümseme, suçluluk, kötümserlik ve karamsarlık bulunmaktadır.

Depresyon ilaçları

Depresyon belirtileri görülen bir kişide bir hastalık (depresif bozukluk) olup olmadığını ayırt ederken belirtilerin şiddeti, ne zamandır sürdüğü ve kişinin yaşamına etkisi incelenir. Çok sayıdaki belirtinin sendrom oluşturacak şekilde bir araya gelmesiyle oluşan bir klinik tablo ortaya çıktığında ise bir depresif bozulduktan ya da hastalıktan söz etmek olası olmaktadır.

Depresyon belirtileri testi

Depresyon geçirmeye yatkın kişilerin genellikle “kimseyi incitmemeye herkesi hoşnut etmeye, iyiliksever olmaya eğilimli, aşırı duyarlı, titiz, sorumluluk duygusu güçlü, yakınlarına aşırı bağlı ve bağımlı, kendisinden ve yakınlarından yüksek beklentileri olan, mükemmeli arayan, onurlarına düşkün öfke duygularını dışa vurmayan, çabuk etkilenen ve üzülen meraklı kişiler” olduğunu bildirmektedir.

DEPRESYONUN ORTAYA ÇIKMA NEDENLERİ

Günümüzde depresyonun nedenleri kesin olarak bilinmemektedir. Bununla birlikte depresyonun ortaya çıkma nedenini açıklamaya çalışan çeşitli kuramlarda nörobiyolojik, genetik ve psikososyal etmenler ele alınmaktadır. Depresyonun ortaya çıkmasında herhangi bir etmenin tek başına depresyonun ortaya çıkma nedenini açıklayabileceği düşünülmemeli; biyolojik, genetik ve psikososyal etmenlerin karşıklık etkileşim içinde depresyon gelişimine neden olduğu unutulmamalıdır.

DEPRESYONUN BİYOLOJİK NEDENLERI

Günümüzde depresyonun biyolojik nedenleri tam olarak bilinmemekle birlikte en azından bazı depresyonlu hastalarda tiroid ve böbrek üstü bezi ile ilgili hormonlarını kan düzeylerinde farklılıklara rastlanması ve bu bezlerle ilgili hastalığı olan bazı hastalarda depresyonlu hastalarda görülen belirtilere rastlanması, depresyonun ortaya çıkmasında endokrin sistemlerinin rolü olabileceğini düşündürmüştür.

DEPRESYONUN ORTAYA ÇIKMASINDA GENLERİN ROLU

Depresyonda kalıtımın etkisini araştıran çalışmalarda depresyonda ailesel bir yatkınlığın söz konusu olduğu görülmüştür. Bununla birlikte depresyonun kalıtım şekli ve genetik etmenlerle çevresel etmenlerin nasıl etkileştiği günümüzde tam olarak anlaşılmış değildir.

DEPRESYONUN ORTAYA ÇIKMASINDA SOSYAL OLAYLARIN ROLÜ

Yaşam olaylarının ve çevresel streslerin depresyon gelişimindeki rolü konusunda genel bir görüş birliği bulunmamaktadır. Bazı klinisyenler yaşam olaylarının depresyon gelişiminde birincil ve temel bir role sahip olduğunu düşünürken, bazı klinisyenler de depresyonun başlamasında yaşam olaylarının yalnız sınırlı bir role sahip olduğunu ileri sürmektedirler

DEPRESYONUN 0RTAYA ÇIKMASINDA KİŞİLİK YAPISININ ROLÜ

Öncelikle belirtilmesi gereken nokta, kişilik yapısı ne olursa olsun bütün insanlarda depresyon gelişebilecek olduğudur. Bununla birlikte bazı özellikler taşıyan kişiler depresyon geçirmeye daha yatkındır. Depresyon geçirmeye yatkın kişilerin genellikle “kimseyi incitmemeye, herkesi hoşnut etmeye, iyiliksever olmaya eğilimli, aşın duyarlı, titiz, sorumluluk duygusu güçlü, yakınlarına aşın bağlı ve bağımlı, kendisinden ve yakınlarından yüksek beklentileri olan, mükemmeli arayan, onurlarına düşkün, öfke duygularını dışa vurmayan, çabuk etkilenen ve üzülen meraklı kişiler” olduğunu bildirmektedir.

Depresyonun fiziksel belirtileri

KİŞİLERDE GÖRÜLEN BELİRTİLER

Tüm depresyonlu hastalar için geçerli olabilecek bir belirti listesi yoktur. Belirtilerin hepsi birden her hastada görülmez. Bir hastada var olan belirti, diğerinde Olmayabilir. Hatta bazı durumlarda birbirinden çok farklı klinik tablolar söz konusu olabilir. Fakat bazı çekirdek belirtiler hemen tüm hastalarda bulunur.

DEPRESYONLU DUYGULANIM/DUYGUDURUM

Depresyonun ılımlı formlarında hastaların duygularında bir sığlaşma ortaya çıkar, hasta yaşantılarına her zamanki tepkisini verememeye başlar. Şakalara eskisi gibi gülemez, eskiden zevk alarak yaptığı etkinliklerden eskisi gibi zevk alamaz ve grup içinde eskisi kadar konuşmaz.

Depresyon çeşitleri

Depresyon arttıkça hastalar kendilerini mutsuz, elemli ve kederli hissetmeye başlar. Katalan kasvetli düşüncelerle dolar, her şeyin kötü tarafını görme eğilimindedirler.

İLGİ YİTİMİ VE ZEVK ALAMAMA

Depresyon yaşayan kişiler daha önceleri ilgi duydukları ve hoşlandıkları konu ve uğraşlara karşı eskisi gibi istek ve heves duymazlar.

SUÇLULUK DUYGULARI

Depresyonlu kişiler gerçek ya da hayali konularda kendilerini aşırı ya da uygunsuz şekilde eleştirir, kınar ya da suçlarlar.

İNTİHAR ETME DÜŞÜNCESİ

Ilımlı depresyon yaşayan bir kişi için yaşamak bir yük halini alır. Depresyonun şiddeti arttıkça hastada yaşamına son verme düşünceleri görülür; bazı hastalarda bu düşünceler eyleme dönüşebilir. Ciddi düzeyde depresyonlu hastaların yaklaşık altıda birinde intihar girişimine rastlanmaktadır.

Depresyon arttıkça hastalar kendilerini mutsuz, elemli ve kederli hissetmeye başlar. Kafaları kasvetli düşüncelerle dolar, her şeyin kötü tarafını görme eğilimindedirler.

ANKSIYETE . (BUNALTI)

Bunaltı, sıkıntı, endişe, korku, gerginlik ya da gevşeyememe gibi duygular depresyonlu kişilerde çok sık görülür.

UYKU BOZUKLUKLARI

Depresyonda hem uykusuzluk hem de aşın uyuma şeklinde uyku bozukluğu görülebilmekle birlikte, uykusuzluk daha fazla görülmektedir. Uykuya dalamama en sık görülen uyku bozukluğu olmakla birlikte geceleri uykudan uyanma ve sabah erkenden uyanma ve bir daha uykuya dalamama da sık görülmektedir.

UNUTKANLIK / KONSANTRASYON GÜÇLÜĞÜ

Unutkanlık, pek çok kişide görülen bir yakınmadır. Depresyonlu hastalarda da çok sık görülen yakınmalardan birisidir. Bu yakınma dikkatini ve düşüncelerini toparlama ve yoğunlaştırma güçlüğünden kaynaklanmaktadır. Depresyonlu kişiler iş yapmaya kalkıştıklarında kendilerini işe veremezler, işi yapmak için gereken konsantrasyonu sağlayamazlar.

ENERJİ YİTİMİ

Enerji yitimi depresyonun karakteristik özelliklerinden birisidir. Depresyonlu kişiler halsizlikten, yorgunluktan, takatsizlikten, bitkinlikten, güçsüzlükten ya da kolay ve çabuk yorulmadan yakınırlar.

AĞRILAR

Depresyonlu hastalarda bedensel hastalıklarla açıklanamayan vücut ağrılarına çok sık rastlanmaktadır En sık görülen örnekleri arasında baş ağrısı, eklem ağrısı, sırt ağrısı, bel ağrısı, göğüs ağrısı bulunmaktadır.

İŞTAH DEĞİŞİKLİKLERİ

Depresyonlu hastalarda iştahta azalma ve zayıflama daha çok görülmekle birlikte bazılarında iştahta artma ve şişmanlama görülebilmektedir.

ZİHİNSEL VE BEDENSEL ETKINLIKLERDE AZALMA

Depresyonlu hastaların zihinsel ve bedensel etkinliklerde azalma ve yavaşlama görülür.

CİNSEL İSTEKSİZLİK

Depresyonlu hastalarda cinsel isteksizlik yanında her türlü cinsel işlevde bozulmalar görülebilmektedir.

DEĞERSİZLİK DÜŞÜNCELERİ

Suçluluk duygularının yanı sıra depresif hastaların kendilerine olan güvenleri ve kendilerine biçtikleri değer azalmıştır. Depresyonlu hastalar bir işe yaramadıklarını, kendileri için uğraşılmaya değmeyeceğini düşünürler.

KENDİNE GÜVENİN AZALMASI

Depresyonlu hastalarda hem hastalık öncesinde hem depresyonlu oldukları dönemde özgüven eksikliği gözlenir.

Depresyon nasıl geçer – Depresyon tedavisi

Uygun bir biçimde tedavi edildiğinde depresyon günümüzde tedavisinde en başarılı sonuçların elde edildiği hastalıklardan birisidir. Fakat çok yaygın olan yanlış inançlar ve bilgi eksiği nedeniyle uygun bir tedavinin yürütülemediği çok sık görülür.

DEPRASYON NASIL TEDAVİ EDİLİR

Uygun bir tedavinin birinci koşulu tedavinin bir doktor tarafından yürütülmesi gerektiğidir. İkinci koşulu da doktor tarafından ilaç tedavisi uygun görüldüyse bunun yeterli süre ve düzenli bir şeklide kullanılmasıdır. Çok sık görülen yanlış uygulamalardan birisi iyileştiğini düşünen ya da yakınları tarafından sürekli ilaç kullanmaması gerektiği telkin edilen bir hastanın ilacı çok erkenden kesmesidir. Hasta iyileştiğinde doktorun tavsiye ettiği dozdan daha düşük dozda ilaç kullanılması ya da süreden önce ilacın kesilmesi durumunda depresyonun tekrarlama olasılığı çok yüksektir.