| |
BEYGİR GÜCÜ « Teknik
Teknikte kullanılan bir güç birimi. Beygir gücü, 75 kilogram ağırlığındaki bir cismi bir saniyelik zaman içinde bir metre yüksekliğe çıkaran kuvvetin gücüne eşittir. İlkin İngiliz bilgini James Watt (1736 - 1819) tarafından tarif edilmiştir. ... Devamı »»»
BEZİR YAĞI « Teknik
Keten tohumlarını âdi hararetle ısıtmakla elde edilen yağ. Havada durdukça koyulaşır, katılaşır ve bir yere sürülünce kurur. Hoş kokulu ve ince bir tabaka halinde cila gibi kuruyan bir yağ olan bezir yağı boyacılıkta, teknikte kullanılmaktadır. ... Devamı »»»
CİLA « Teknik
Maden ya da tahtadan yapılmış eşyaların üzerini parlatmak için kullanılan madde, vernik. Cila, tutkal, reçine, alkol, ketentohumu gibi maddelerden yapılır. Meydana getirilen eriyiğin içinde alkol ya da aseton gibi maddeler varsa “ispirtolu cila” meydana gelmiş olur. Bunun dışında yağlı cilalar, terementli cilalar da vardır. Meydana getirilmiş olan eriyik, üzerine sürülecek eşya, kirlerinden ve pürtüklerinden temizlendikten sonra sürülür. Bunların üzerinde kuruyarak parlak bir tabaka meydana getirir. Böylece eşyaya bir parlaklık, bir güzellik verdiği gibi, eşyanın yüzeyinin çeşitli etkilere kar... Devamı »»»
ÇEKİÇ « Teknik
Çivi gibi çakılacak şeylerin üzerine vurmak ya da bir şeyi döğmek için kullanılan bir ucu tokmak, öbür ucu yassıca ağaçtan sapı olan demirden âlet. Kullanıldığı işe göre çeşitli şekilleri ve boyu alabilir. Başlıca şekilleri şunlardır: Düz çekiç (Bir çeşit başı düz çekiç), demirci çekici (Demircilerin demir döğmek için kullandıkları iri başlı çekiç), kaldırımcı çekici (Kaldırımların parke taşlarını kum üstüne yerleştirmek için kumu açarak taşa yuva yapmak sonra da taşları üzerine vurarak onları oturtmak için kullandıkları bir ucu eğri ve yassı öbür ucu sivrice çekiç) kuyumcu çekici (Kuyumcuları... Devamı »»»
ÇEKÜL « Teknik
Duvarcılık ve yapıcılıkta kullanılan bir alet. Ucu kurşunlu bir ipten ibarettir. Düşey doğrultuyu gösterdiği için binaların duvarlarını düşey doğrultuda yapmak imkânını sağlar. ... Devamı »»»
ÇIKRIK « Teknik
Ağır bir şeyi çekecek ipin sarılmasına yarayan ve bir eksen üzerinde dönen silindir. Bu silindire bağlı uzunca bir kol ya da geniş bir tekerlek yardımı ile kolaylıkla çekilerek işletilir. Çoklukla kuyulardan kova ile su çıkarmak için, fazla bir kuvvet kullanmamak amacı ile kullanılır. Kuyudan su çıkarmaya yarayan çıkrıkların büyüklerine ve hayvanla döndürülenlerine “kuyu dolabı” ya da “bostan dolabı” adı verlir. ... Devamı »»»
ÇİRİŞ « Teknik
Sarızambak kökünün öğütülmesinden olanları deri, çelik, pirinç ya da bade edilen yapışkan sarı bir macun. Mukavva ve meşin yapıştırılmasında kullanılır. ... Devamı »»»
ÇİVİ « Teknik
İki şeyi birbirine tutturmak için çakılan, ucu sivri, çoklukla başlı, maden ya da ağaçtan yapılmış ufak çubuk. Maden olanlar deri, çelik, pirinç ya da bakırdan yapılır. Biçimleri ve büyüklükleri, kullanılacakları yere göre değişir. Çivilerin yapımında 5-12 milimetre çapında çubuklar kullanılır. Bunlar çoklukla yüzer kiloluk kangallar halindedir. Bu kangallar ilkin asit boyasına atılarak üzerindeki oksitlerden temizlenir. Sonra da her tarafının aynı kalınlıkta olması için haddelerden (türlü çapta delikleri olan çelik âlet) geçirilir ve gerekirse sertliğini arttırmak için tavlanır. Bu işlemlerde... Devamı »»»
DAKTİLO « Teknik
Yazı yazmak için kullanılan bir makine. Makinede bulunan bütün harf, rakam ve noktalama işaretleri, makinemin ön bölümünde tuşların üzerinde yazılıdır. Bu bölümdeki harflere, rakamlara basınca, bunlara bağlı kalıplar, mürekkepli bir şeride vurur ve arkadaki kâğıda çıkar. Kullanılacak ilk yazı makinesi 1868 de yapılmıştır. ... Devamı »»»
DEĞİRMEN « Teknik
Birbiri üzerinde dönen taş ya da çelik gibi sert cisimlerden yapılmış, türlü maddeleri ezen, parçalayan ufalayan ya da toz haline sokan irili ufaklı mekanizmalara verilen ad.Değirmenlerde esas ters yönde dönebilen iki yüzey ile bu iki yüzeyi döndürebilen kuvvettir. Bu iki yüzeyin arasına, un haline getirilecek küçük tanecikler halindeki cisimler konur; bu iki yüzeyin devamlı döndürülmesi ile taneciklerden un meydana gelmiş olur. Değirmenler, kendilerini döndüren kuvvetlerle kuruluş amaçlarına göre gruplara ayrılır: 1 - Çevirici kuvvetlere göre değirmenler şu gruplara ayrılır : a); El değirm... Devamı »»»
DİKİŞ MAKİNESİ « Teknik
Elbise ya da çamaşır dikimine yarayan makine. XVIII. yüzyılın ortalara doğru bulunmuştur. Fakat 1846 yılında Amerikalı Elias Howe'un iki iplik kullanmaya ve kumaşın altında bir ilmik meydana getirmeye elverişli olan masuralı makineyi bulması ile gelişmiş John Baohelder, Ailen Winslow ve İsa Singer'in dikiş makinesinde yaptıkla) çeşitli buluşlarla dünyada en çok gelişen ve pratikleşen makinelerden biri olmuştur. Dikiş makinesi, birçok kısımlarda meydana gelmiştir. Esası, üstten bir iğneyle dikilecek şeyin altına geçen ipliği, orada ikinci bir iplik halkadan geçirdikten sonra geri çekmek ve böyl... Devamı »»»
DİKTAFON « Teknik
Sesleri kaydetmek için kullanılan elektrikli bir makine. 1877 de Edison tarafından yapılan fonograf esasına dayanır. Mikrofon ağza yaklaştırılıp konuşulduğu zaman, diyagrama bağlı bir İğne, mumlu bir silindir üzerinde girinti ve çıkıntılar yapar. Diyagram bu girinti ve çıkıntıların, ses titreşimlerine göre derinliklerini ayarlar. Bu izlerin üzerinden aynı şekilde bir iğne geçirildiğinde bu girinti, çıkıntılara uyan iğne, sesi tekrar diyagrama geçirir. Yani, mumlu silindir üzerinde tespit edilmiş, ses, yeniden duyulur. Sesin istenildiğinde alınması, istenildiğinde yavaşlatılmış ya da büyütülmüş... Devamı »»»
DİZGİ MAKİNELERİ « Teknik
Matbaacılıkta, yazılara kurşun kalıplar üzerine döken makinelere verilen ad. Gazete, dergi ya da kitap da çıkacak yazıları dizecek olan usta (operatör), daktilo tuşlarına benzer ve klavye denilen dizgi makinesi tuşlarına basar. Her harfin karşılığında dizgi makinesinin kasasında bulunan ve “matris” denen madenî kalıplar dizgi makinesinde özel yerlerine sıralanmak suretiyle, satırları meydana getirirler. Bu matris satırı üzerine erimiş kurşun-kalay-antimon karışığı metal basınç yaparak dizilmiş olan bu matrislerin şekline bürünür. Bu erimiş metalin donması ile operatör tarafından dizilen yazıl... Devamı »»»
DÜRBÜN « Teknik
Uzaktaki cisimleri yaklaştırıp büyülterek iyi görünmelerini sağlayan optik alet. Adrian Metaus (1571 - 1635) adlı Holândalı bir gözlükçü tarafından icat edilen ve bir yıl sonra (1609) ünlü italyan bilgini Galieo Galilei (1564 - 1642) tarafından geliştirilmiş olan dürbün, yakınsak merceklerin yaklaştırıp büyütmesinden faydalanılarak yapılmıştır. Başlıca iki çeşidi vardır : Gök dürbünü : Yıldızlar âlemini incelemekte kullanılan gök dürbünü, birbirine olan uzaklığı değişebilen iki yakınsak mercek sisteminden meydana gelmiştir (objektif, oküler). Objektif, odak uzaklığı büyük olan ve iyi görüntü... Devamı »»»
DİŞLİ ÇARK « Teknik
Makinelerde, kuvvet ve hareketi bir bölümünden başka bir bölüme iletebilmek için dişli çark kullanılır. Dişli çarklarda dişler, birbirine takılarak hareket eder. Dişli çarklardan biri, öbüründen küçük olursa, küçük daha çabuk döner. Bu çarka bağlı bölüm de çabuk dönmüş olur. Dişli çarklarda, esas dönen kol, bir çarka bağlıdır. Böylece, kolun her dönmesi, birinci dişli çark aracılığı ile öbür çarkların dönmesi sonucunu meydana getirir. En son dişli çark da, istenen işi sağlayacak yere bağlanır.O bölüm de işini yapmış olur.Dişli çarklar bundan başka, şu iğleri de sağlar. Kuvvetin hızını arttırı... Devamı »»»
FIRIN « Teknik
Pişmesi ya da erimesi gereken şeyleri pişirmek ya da eritmek için kullanılan, her yandan aynı derece ısı alacak şekilde düzenlenmiş ocaklara verilen ad. Fırınlar, ısıyı içinde tutacak şekilde kapalı yapılmıştır. Fırınlar, kullanıldıkları işlere göre, şu çeşitlere ayrılırlar : Ekmek fırını : Ekmek, francala, simit, börek gibi hamur işlerinin pişirildiği fırınlara “ekmek fırını” denir. Bu çeşit fırınlar, tavanı basık bir odaya benzetilebilir. Her tarafı tuğla ile kaplıdır. Fırının ağzı adı verilen küçük bir kapıdan pişirilmesi gereken şeyler sokulur, pişmiş olanlar dışarı çıkarılır. Ekmek fır... Devamı »»»
FONOGRAF « Teknik
Sesleri kayıt ve tespit ederek istenildiğinde tekrar edilmesini sağlayan makine. Ünlü Amerikalı bilgin Edison tarafından 1877 tarihinde icat edilmiştir. Edison, ilk deneylerinde,sesleri tespit için madenî bir silindire sarılı ince kalay bir levha kullanmıştır. Silindir, çevrilen bir kolla, yavaşça ileri geri hareket ediyordu. Silindire karşı konulmuş borumsu bir ağızlıktan kelimeler kuvvetlice söylenince meydana gelen ses titreşimleri, ağızlığın önündeki ince ve hassas tablaya çarpar, böylece, o tablaya iliştirilmiş olan çelik iğne, seslerin titreşimine göre kımıldanarak kalay levhada çizgiler... Devamı »»»
GİYOTİN « Teknik
Fransa'da ölüme mahkûm edilenlerin başlarını kesmekte kullanılan bir âlet. Makine, dikliğinde duran bir çerçevede bir bıçağın inip çıkabilme esasına göre yapılmıştır. Mahkûmun vücudu, bir tahtaya tespit edilerek başı âletin “pencere” denen açık yerine konur, düğmeye basınca yukarıdan inen keskin bıçak, başı bir anda vücuttan ayırır. XVI. yüzyıldan beri İtalya ve Güney Fransa'da bilinen bir âlet olan giyotin, Fransız ihtilâli sırasında, Çaris Tıp Fakültesinde anatomi profesörü olan doktor Guillotin'in idam edilecek mahkûmların acı çekmeden öldürülmesi için bir sistemin savunmasını yaptığı sıra... Devamı »»»
GOMALAKA « Teknik
Cila yapmakta kullanılan bir madde. Kırmızımtırak koyu kahve rengi, şeffaf çok ince tabaka meydana getiren hayvansal bir maddedir. Hindistan'da yetişen bazı ağaçlara (Kuşum, Ber, Palas gibi) dadanan Laccilerlacca böceğinin kurtlarının salgısı sonucu meydana gelir.Salgılı dallar kesilir ve imalâthanelerde gomalaka kristalleri bıçaklarla kazınarak temizlenir ve piyasaya verilir. Dünya gomalaka ihtiyacının % 881 Hindistan tarafından karşılanmaktadır. ... Devamı »»»
GÜDÜMLÜ MERMİ « Teknik
Çeşitli vasıtalarla uzaklara yönetilebilen füzelere verilen ad. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra, büyük ve gizli çalışmalar içinde son derece geliştirilen güdümlü mermiler, gelecek savaşların en korkunç silâhları arasında yer almaktadırlar. Çünkü, güdümlü mermiler hedefler çok uzak mesafelerde bile olsa radyo aracılığı ile istenen hedefe yönetilebilmektedir. Bunun için bir uçak pilotuna ihtiyaç yoktur. Her hangi bir hedefe isabet etme oram, uçaklardan atılanlara oranla daha çoktur. Uçak ve pilota ihtiyaç olmadığı için ucuza mal olmaktadır. ... Devamı »»»
IŞILDAK « Teknik
100 kilometreye kadar olan yerleri aydınlatan âletlere verilen ad. Işıldağın esası, bir yansıtma aynasının odak noktasına toplanan ışınlan paralel olarak yaymasıdır. Işıldaklar, bisiklet, deniz feneri, cep fenerlerinden kullanıldığı gibi bunların büyükleri askeri alanlarda kullanılır. ... Devamı »»»
İCATLAR « Teknik
Bir şeyi yeniden meydana getirmeye verilen ad. İnsanlar, bugünkü medeniyet seviyesine ulaşabilmek için, yüzyıllar boyunca durmadan çalışmışlar, Taş devrinden başlayarak, yeni yeni âletler bulmak suretiyle, medeniyetin bu günkü seviyesine ulaşmasını sağlamışlardır. İlk icatlar, insan organizmasına benzeyen âletleri bulmak suretiyle başlamıştır. İlkel bir insanın, avını avlayabilmesi, kendini koruyabilmesi, bütün ilkel şartlar içinde tabiatla daha kolaylıkla savaşabilmesi için gerekli bu icatlardan sonra; zamanla, binleri aşan yeni yeni icatlarla bu günkü medeniyet seviyesine ulaşılmıştır. Yum... Devamı »»»
LAMBA « Teknik
Aydınlatmak için kullanılan alet. Eski milletlerde toprak, bronz, gümüş ve Romalılarda yağ lâmbalarının pek çok çeşidi yapılmıştır. XVIII. yüzyıldan itibaren yassı fitilli yağ lâmbalarının yerini yuvarlak fitilli yağ lâmbaları almış, petrolün 1860 tarihinden itibaren yakıt olarak kullanılmasından sonra lâmba çeşitlerinde büyük bir değişiklik olmuştur.Elektrik lâmbasının ve akkorlu lâmbanın bulunması ile lâmbada yeni bir devir açılmıştır. ... Devamı »»»
LOKOMOTİF « Teknik
Demiryolu üzerinde vagonları çeken tekerlekli, buhar ya da elektrikle işleyen makine. Buharlı olanlar, kömürle ısıtılan büyük bir buhar kazanında meydana gelen buhar basıncının ileri geri hareket ettirdiği pistonun tekerlekleri döndürmesi esasına dayanır. Elektrikli olanlarda da elektrik kuvveti ile tekerleklerin dönmesi sağlanır. ... Devamı »»»
KÂĞIT « Teknik
Yazı yazmak, kitap ya da dergi, gazete basmak, içine öteberi sarmak, gibi işlerde kullanılan, çeşitli bitkisel maddelerin hamur haline getirilmesinden sonra ince tabakalar halinde elde edilen madde. Yazının icadından sonra, yazılması gerekli şeylerin tespiti için, en eski zamanlarda kurutulmuş ve balmumu ile sertleştirilmiş palmiye gibi bitki yaprakları, âdi hayvan derileri, bir kamışın kabuğundan çıkarılan papirüs kâğıtları kullanılmıştır. Bugünkü şekliyle kullanılan kâğıt, ilk defa Çinliler tarafından icat edilmiş, Araplar aracılığı ile İspanya'dan Avrupa'ya geçmiştir. Kâğıt yapımı, XIV. yü... Devamı »»»
KALORİFER « Teknik
Sıcaklık merkezi olan bir büyük kazandan çıkan sıcak havayı, su buharını ya da sıcak suyu, borularla dolaştırarak bir binanın her tarafını ısıtan düzenek. Merkez ve depo durumunda olan bir kazandaki su kaynatılarak su buharı ya da kaynar su halinde radyatörlere gönderilir. Radyatörler yan yana getirilmiş borulardan ibarettir. Böylece, su buharı ya da sıcak su ile ısıtılan boru yüzeyinin, mümkün olduğu kadar geniş olması sağlanmış olur. Radyatör ısınınca, çevresindeki hava da ısınır ve hafiflediği için yükselir. Böylece meydana gelen hava akımı sonunda bütün oda ya da bina ısınmış olur. Radya... Devamı »»»
KARBÜRATÖR « Teknik
Motorlarda akaryakıtı buhar haline getiren âlet. Otomobil motorunun önemli bölümlerinden biridir. ... Devamı »»»
KAUÇUK « Teknik
Sıcak yerlerde yetişen kauçuk ağaçlarından elde edilen sütten çıkarılan bir madde. Kauçuk ağaçlarının gövdelerinin bıçakla çizildiği zaman “lateks” denilen bir süt akar. Kauçuk, bu sütün içinde çok ufak tanecikler halinde ortalama, olarak % 25-30 oranında bulunur. Bu süt, asetik asitle muamele edildiğinde kauçuk ayrılır. Buna “ham kauçuk” adı verilir. Bu ham kauçuk, yıkama makineleriyle temizlenir ve yoğuludur. Soğukta kırılan, sıcakta yapışan bir durum alır. Kükürtle vulkanize edildikten sonra endüstride kullanılır. Kauçuk, bugünkü endüstrinin önemli maddelerinden biridir. Motorlu - motorsu... Devamı »»»
KLİŞE « Teknik
Kabartma ya da çukur olarak, tahta yada maden levhalar üzerine kazılmış; ya da bakır ve çinko levhalar üzerine fotoğraf aletiyle çekilerek nitrik asitle indirilmiş levhalara verilen ad. Klişe yapmak için ilkin, klişesi yapılacak resim, klişe makinesinin karşısına bir cam arkasına gergince diklemesine konur. Bu resim, bir aynadan aksettirilerek bir ikinci fotoğraf çeker gibi başka bir cam ya da film üzerine çekilir. Bu işlemde, resim istenilen büyüklük ve küçüklükte yapıldığı gibi, klişesi yapılacak ve baskıya girecek bu resmin negatif şekli elde edilmiş olur. Bu negatif filim ya da cam üzeri... Devamı »»»
MATBAACILIK « Teknik
Bir yazıyı ya da resmi, kâğıtlara basma yoluyla çoğaltmak işi. İnsanlar için yazmak ve okumak ihtiyacı, o kadar kesindir ki, matbaacılığın keşfinden çok yıllar önce, mağaralarda yaşayan insanlar devrinden başlayarak, bu ihtiyacın türlü şekilde giderilmeğe çalışıldığını görürüz. Mağara duvarlarına ilk resimleri çizen bu insanlardan sonra, resimlerden meydana gelmiş “hiyeroglif” yazısı bulunmuş, bu yazı çeşitli toprak kalıplara, papirüs yapraklarına işlenmiştir. Sonunda, insanlık için büyük gelişmeler ve ilerlemeler çağının başlamasına yol açan matbaacılık, 1440 yılında Johannes Gutehberg taraf... Devamı »»»
MERDİVEN « Teknik
Bir kattan bir kata çıkmak için kullanılan araçlara verilen ad. Merdivenlerin taşınabilir cinsleri olduğu gibi, evlerde, yapılarda kullanılan cinsleri, elektrikle yürüyebilen cinsleri de vardır. ... Devamı »»»
MİKROFON « Teknik
Ses titreşimlerini elektrik akımı titreşimleri haline sokan bir âlet. Mikrofon, sesin havada yaptığı titreşimleri bir elektrik devresine akım şiddetinde değişmeler halinde verir; böylece verilen değişmeleri de havada titreşim haline çevirerek sesin uzaklara yayılmasına sebep olur. Mikrofonlar, çoklukla şu esas üzerine kurulmuştur. Sesin çarptığı ince bir levha ve bu levhanın arkasında bir elektrik devresine değmekte olan kömür çubukları, Sesten levhaya ve oradan da kömür çubuklarına geçen titreşimler, devredeki akım şiddetinde değişmeler meydana getirir; devrenin öbür ucundan bulunan aynı d... Devamı »»»
MİKROSKOP « Teknik
Küçük maddeleri büyütmek için kullanılan bir âlet. Gözle görülmeyen canlı ve cansızları, bazı büyük maddelerin parçalarını incelemekte kullanılır. Bu gördüğü işler bakımından mikroskop, hemen hemen bütün bilimlerin olduğu kadar, özellikle mikrobiyoloji biliminin ve tıbbın en önemli yardımcısı olan bir âlettir. Normal bir mikroskop, başlıca a - gövde, b - ayak, c - hareketli tüp'ten meydana gelmiştir. Gövdede ayna ve diyafragma bulunur. Tüpün üst kısmında oküler, alt kısmında da objektifler yerleştirilmiştir. Diyafragma açılarak ilkin ayna ile ışık ayarı yapılır. Sonra mikroskopta bakılacak c... Devamı »»»
MOTÖR « Teknik
Hareket sağlayan makinelere verilen ad. Elektrik motorları ve yakıt motörleri olmak üzere iki türlü motör vardır.Elektrik motörleri, elektrik akımının elektromagnetik özelliğinden fayda lanılarak yapılmış olan ve elektrik enerjisini mekanik enerjiye çeviren motörlerdir. Yakıt motörleri ise, bir yakıtın (benzin, yağ, mazot) hava ile karışarak yanmasıyla ve patlamasıyla çalışırlar. Kamyon ve otomobillerde kullanılan motörler, bu cins motörlerdir. Bunlar çoklukla dört ya da sekiz silindirli olurlar. İçlerinde pistonlar vardır. Yakıt motörleri genel olarak dört zamanlı motörlerdir: 1 - Emme z... Devamı »»»
PARATONER « Teknik
Binaları yıldırımdan korumak için yapılan araçlar. Paratoner, sivri ucu paslanmasın diye altın ya da platinden yapılan bir demir çubuktur. Bu çubuk, binaların en yüksek yerlerine yerleştirilir, çubuğa bağlı bir tel de toprağa yerleştirilir. Şimşekli havalarda yer ile bulutlar arasında bir akım meydana geleceği zaman, (yıldırım) yüksek ve sivri uçlu olan paratoner, bu akımı kendine çeker ve düşen yıldırımı, binaya ve çevreye bir zarar vermeden toprağa verir. ... Devamı »»»
PERİSKOP « Teknik
Denizaltı gemilerinde, suyun üstüne çıkarılarak dışarıyı gözlemeye yarayan bir alet. Denizaltında yüzen gemiler denizin yüzüne çıkmadan deniz üstünde bulunan şeyleri görmek zorundadır. Buna da ancak bir cins dürbün olan periskopla sağlarlar. Periskopun objektifi deniz üzerine çıkarılır, aküleri de geminin içinde bulunur. Deniz üstünde bulunan cisimleri izlemek isteyen gemi kaptanları, periskopu istedikleri gibi ayarlayabilmek imkânına sahiptirler. ... Devamı »»»
PİL « Teknik
Kimyasal enerjiyi elektrik enerjisi haline getiren âletlere verilen ad. Genel olarak yapılışı, bir asit eriyiği içine (sülfürik asit) batırılan iki maden levhadan (çinko ve bakır) birinin (çinko) eriyikle kimyasal bir reaksiyona girmesi sonucu elektron akımının meydana gelmesidir. Bu olayda, iki maden levhanın, bir iletkenle birbirine birleştirilmesi sonucu elektrik akımı meydana gelir. İlk pil, 1800 yılında Volta tarafından icat edilmiştir. Kullanılan eriyik ve levhalarının değişik olmasına göre çeşitli piller yapılmıştır (Volta pili, Leclanche pili gibi). Fakat ,bir eriyik içindeki bu pil... Devamı »»»
PLASTİKLER « Teknik
Genel olarak ısıya ,ateşe ve havaya dayanıklı baskıda ezilmeyen ,aldığı şekli devam ettiren ,istenildiğinde yumuşak olarak yapılabilen maddelere verilen ad. İlkin 1855 yılında Alexander Pankes (1813.1890) adlı bir İngiliz kimyacısı tarafından araştırılmıştır. Bu tarihten sonra pek çok plâstik madde yapılmıştır. Bugün plâstik maddeler büyük bir sanayi halinde gelişmiş en çok kullanılan maddeler haline gelmiştir. Otomobillerin ,uçakların çeşitli bölümleri camlar çeşitli eşyalar gömlekler çoraplar birçok eşyalar (çeşitli ev eşyaları ambalajları v.b.) Plâstiklerden yapılmaktadır. Plâstiklerin ilke... Devamı »»»
PROJEKSİYON « Teknik
Resimleri duvar gibi bir yüzey üzerine aksettirmek için kullanılan bir makine. İstenilen resim, makinenin özel yerine konur, oradan bir ayna ile ve mercek yardımıyla resmin büyümüşü dışarıya, bir ekran üzerine aksettirilir ... Devamı »»»
PUSULA « Teknik
Yön bulmak için kullanılan bir âlet. Mıknatıslı bir çelik parçası, ortasından bir sivri uç üzerine konursa, bu çelik parçasının iki ucu kuzey ve güney kutuplarını gösterir. Pusula, düz olarak tutulduğunda, sivri boyalı ucu, daima kuzeyi gösterir. Böylece yönlerin bulunması pusula kullanmakla daima mümkün olur. Pusula, karada, havada, denizde yön bulmak için kullanılır. Bin yıl kadar önce, Çinliler tarafından bulunduğu söylenir. Fakat, Orta Çağ’ın sonunda, Avrupalı denizciler tarafından, gemilerde uygulanmağa başlamış, bu sebeple de büyük keşiflerin başlamasına, yeni yeni yerlerin keşfedilmesi... Devamı »»»
PUL « Teknik
Vergi,resim ve harç gibi bazı devlet gelirlerini toplama ve kontrol edilmelerini kolaylaştırmak için meydana getirilen küçük ve güzel kıymetli kâğıtlar. Pullar, resmî evraklara, her çeşit posta paketlerine yaptırılır ve usulüne göre iptal edilmek suretiyle kullanılır. Bir tarafları zamklı, öbür tarafları çeşitli şekil ve resimlerle süslüdür. Kenarları tırtıklıdır. Damga pulları, posta pulları ve harç pulları olmak üzere üç çeşit pul vardır. Damga pulları, hemen bütün devlet işletmelerinde, çeşitli özel münasebetlerde düzenlenen muamelelerde, özel kanunlarda kayıtlı şartlar içinde kullanılan ... Devamı »»»
RADAR « Teknik
Birbiri peşi sıra verilen kısa radyo dalgalarının, herhangi bir cisme çarpınca, ses dalgaları gibi yansıyıp geri dönmesi prensibine dayanarak yapılmış bir tespit âleti. İngilizce'de, “radyo ile meydana çıkarma ve yerini tespit etme” anlamına gelen “Radio” “detection and rangirg” kelimelerinin baş harflerinden meydana gelmiş bir kelimedir. Kelime olarak sözlük anlamı yoktur. 1935 yılında İngiliz bilgini Robert Watson - Watt tarafından ilk defa uygulanmış 1939 yılından itibaren İngiliz hava kuvvetlerinde, daha sonraki yıllarda da bütün dünyada deniz ve hava yolları araçlarında kullanılmağa başl... Devamı »»»
RADYO « Teknik
Sesi, atmosfer içinden, Hertz dalgaları aracıyla çok uzaklara ulaştırılan âlet. Radyo'ya ses dalgalarını elektrik dalgaları haline çevirir; ya da elektrik dalgalarını atmosferden derleyerek ses dalgaları haline koyar. Bu bakımdan, a - verici radyo, b - alıcı radyo olmak üzere iki çeşit makineden meydana gelmiştir. Radyo vericilerinde sönümsüz yüksek frekanslı titreşimli akımlar kullanılır. Ses ve söz titreşimlerinin genlik ve frekansları çok karışık bir şekilde değiştiğinden bunları kesikli elektromagnetik dalgalarla iletmek mümkün değildir. Radyo yayımlarında kullanılan sönümsüz yüksek frek... Devamı »»»
RADYOGRAFİ « Teknik
“X” ışınları aracılığı ile ve röntgen aletinde resim alma işi. Bir cisim “X” ışınları ile aydınlatıldığı vakit, X ışınlarını en çok soğuran kısımlar gölge meydana getirirler. Bu gölgeler ya flüorışıl bir ekran üzerinde görülürler (radyoskopi) ya da bir fotoğraf plağı üzerine alınabilirler. Bu durum, radyografiyi meydana getirir. Gerek radyoskopi, gerekse radyografi, kemik kırıklarını (kemik X ışınları için saydamsız gibidir), çeşitli organ afetlerini (ciğer, mide, böbrek) göstermek için tıpta kullanılır. ... Devamı »»»
RADYOSKOPİ « Teknik
X ışınları aracılığı ile bir cismin, bu ışınları en çok soğuran kısımlarının meydana getirdiği gölgelerin bir flüorışıl ekran üzerinde görülebilmesi. ... Devamı »»»
ROBOT « Teknik
Elektromekanik bir beyinle idare edilerek insanın yaptığı işi gören makinelere verilen ad. Robotlar insana benzer şekillerde yapılmakta, üzerinde kurulmuş olan elektromekanik düzeneklerle, belirli görevlerini yapmaktadırlar. Bugün, çeşitli roketlerde, uçaklarda robotların kullanılması yoluna gidilmektedir. ... Devamı »»»
SİNEMASKOP « Teknik
Özel mercekler aracılığı ile çekilen filmleri gerçekte olduğu gibi üç boyutlu göstermek için bulunmuş sinema yollarından biri. Sinema perdesi üzerinde, düz olarak ve hiçbir boyut kazandırılmadan göstermekte olan filmler yerine; Sinemaskop tekniği ile hazırlanmış olan filimler aynı yerde üzerinde derinlik boyutunu da kazandırmak suretiyle, sinema görüntülerinin üç boyutlu olması imkânını sağlamıştır. Sinemaskopta en önemli özellik sinema perdesinin düz bir düzlem olması yerine; bu perdeye bir çukurluk verilmiş bulunmasıdır. ... Devamı »»»
SİNERAMA « Teknik
Sinema tekniğinin bir buluşudur. Bu buluşta, sinema filmleri, üç ayrı makine ile gösterilmektedir. Sineramada derinlik daha belirli olmakta ve sinema perdesinde görülen görüntüler, daha belirli bir şekilde derinlik kazanmaktadırlar. Bunun sonucu olarak, sinema perdesinin sağında ortasında ya da solunda olan seyirciler görüntüleri ya gerçekte olduğu gibi sağ tarafları ile görebilmektedirler, ya da ortada olduklarına göre, karşıdan bir cismi görür gibi olmaktadırlar. Sol tarafta oturanlar ise, filmdeki görüntülerin sadece sol taraflarını görebilmektedirler. ... Devamı »»»
TELEFOTO « Teknik
Uzaktan fotoğraf almaya yarayan bir düzenek. Telefotoda alıcı ve verici olmak üzere iki bölüm bulunur. Alıcının silindir şeklinde bir bandı vardır. Bu bandın üzerine, özel eczalı boş fotoğraf kâğıdı yerleştirilir. Aynı şekildeki verici bölümün silindirine de verilmek istenen fotoğraf, özel ecza sürülerek yerleştirilir. Resmin verildiği şehir ile alacak şehir arasında telefon bağlantısı kurulur. Her iki aletteki bantlar dönmeğe başlar. Telefon kanalı aracı ile verici aletteki fotoğrafın siyah ve beyazlan, ses dalgacıkları halinde alıcıdaki boş fotoğraf kâğıdına tespit edilir. Böylece asıl fotoğ... Devamı »»»
TELESKOP « Teknik
Gök cisimlerinin, daha büyük görüntüler şeklinde görülmesini sağlayan ve özellikle rasathanelerde kullanılan bir optik âlet. Teleskopun esas kısımları şunlardır : a - Objektif ödevini gören bir çukur ayna. b - Oküller, c - Objektifin verdiği görüntüyü oküler önüne getirmeğe yarayan bir düzlem ayna.Objektif, yıldızların görüntüsünü, odak düzleminde verir. Düzlem ya da küresel olabilen küçük yüzeyli bir ayna, bu görüntüyü oküllerin önüne getirir, oküller ise bu görüntüyü daha büyük bir açı altında görmemize yarar. Dünyanın en büyük teleskobu Amerika'da Palomar Rasathanesinde bulunmaktadır. 19... Devamı »»»
TELEVİZYON « Teknik
Radyo dalgaları yardımıyla, bir cismin görünüşünü ve hareket edişini, sinema perdesine aksettirir gibi uzaklara nakletme işi. Bugün televizyon, radyonun evrimleşmiş bir şekli haline gelmiştir. Radyolarda, uzaklara nakledilebilen seslerin yanında, televizyon olarak görüntülerin de nakledilebilme imkânının sağlanmış olması, alıcı olan her yerde, sesle birlikte görüntülerin de elde edilmesi sonucu yaratmıştır. Televizyon programlarının yayınlanışı, radyo programlarının yayınlanışı gibidir. Yalnız televizyonlarda en önemli değişiklik, televizyon kamerasındadır. Televizyon kamerası, dış görünüşü b... Devamı »»»
TEYP « Teknik
Sesleri tespit etmekte kullanılan bir âlet. Diktafon'un evrimleşmiş şeklidir. 1930 yılında Alman mühendisi Stille tarafından keşfedilmiştir. Tepyte sesler, plâstik bir şerit üzerine tespit edilir. Bu şerit, ses alınacağı zaman, iki magnetik kutup arasında döner. Geri çevrilip tekrar döndürülmeğe başlandığında, buraya nakledilmiş olan sesleri dinlemek imkânı vardır.Teypler, son yıllarda, hemen her evde, her okulda, çeşitli işler için kullanılmağa başlayan gerekli ve faydalı âletlerden biri olmuştur. ... Devamı »»»
TULUMBA « Teknik
Sıvıları alçak yerlerden çekmeye ya da yüksek yerlere çıkarmağa yarayan âlet. Tarla sulamalarda, şehirlerin su ihtiyacını gidermekte evlerde bahçelerde, benzin istasyonlarında işe yarayan faydalı âletlerdendir. Tulumbaların çeşitleri çoktur. Başlıcaları genel olarak iki şekilde yapılmıştır. Emme tulumba: Bir emme tulumba aşağıdan yukarıya doğru açılan bir kapakçık ile kapanan bir deliği olan bir pistonun içerisinde hareket ettiği bir tulumba gövdesin den yapılmıştır. Tulumba gövdesi, bir emme borusu vasıtasıyla suyu yükseğe çıkaracak olan bir kuyu ile birleşmiştir. Tulumba gövdesinden bir k... Devamı »»»
VİNÇ « Teknik
Ağır cisimleri kaldırmakta kullanılan bir makine. Bu makinenin en önemli kısmı elle, ya da vitesle verilen bir güçle hareket eden bir çark çemberidir. Bu çember dönerek üzerine sarılı bir ipi ya da kabloyu harekete geçirir. Vinç, ağır cisimleri sadece kaldırmakta değil, aynı zamanda bir yerden alıp başka bir yere nakletmekte de kullanılır. Çark çemberine ilâveten vinçler çok zaman genel olarak sabittir. Bununla beraber, bir kulaklı tekerlek de bulunur. Rıhtım boylarında raylar üzerinde hareket eden yarı hareketli vinçler olduğu gibi, büyük kamyonlara monte edilmiş seyyar vi... Devamı »»»