| |
AKTÖR « Sinema ve Tiyatro
Genel olarak tiyatroda herhangi bir oyunu oynayan oyuncu. Kadın olanlarına da aktris denir. Aktörler, oynadıkları eserlere göre ya konuşurlar, ya şarkı söylerler veya fikirleri hareketleriyle gösterirler. Sahnenin ilk yurdu sayılan Yunanistan’da aktörlük, şerefli bir meslekti. Eski Yunan sahnelerinde kadınlar sahneye çıkmaz, erkekler maske takarak kadın rollerinde oynarlardı. Eski Yunanistan, da aktörlüğe verilen değer yüzünden piyes yazan şairler, Atina'nın en önemli kişileri arasında yer alır, en gözde yurttaşlar bile sahnede rol alırlardı. Fakat zaman geçtikçe bu önemlerini, haklarını kayb... Devamı »»»
ARTİSTLİK « Sinema ve Tiyatro
Sinema, tiyatro, televizyon gibi temsil kollarında çalışanların (bunlara artist denir) yaptıkları işe verilen ad. Artistiğin başlangıcı, ilkel insan toplumlarına kadar uzanmaktadır. İlkel insanlar, çeşitli sebeplerle, bu arada daha çok dinsel sebeplerle, çeşitli mimik hareketler ve taklitler yapmaya önem vermişler, toplu oyunlarında, bu sanatı geliştirmişlerdir. Fakat, özellikle eski Yunanistan'da, artistlik asıl sanat değerini kazanmıştır. Mitoloji efsanelerini canlandırmayı esas alan bu oyunlarda, hayatın doğuşu, mevsimler, ya da başka olaylar, değişik hareketler ve canlı tablolarla gösteri... Devamı »»»
DARÜLBEDAYİ « Sinema ve Tiyatro
İstanbul şehir tiyatrosunun eski adı. 1914 yılında İstanbul Şehremini bulunan Cemil Paşa, belediye genel meclisine, şehirde bir konservatuar kurulması için teklifte bulunmuş, müzik ve tiyatro kollarında çalışacak olan ve “Darülbedayi” adı ile anılan ilk konservatuar böylece kurulmuştur. Darülbedayi, ilk temsillerine 20 Ocak 1916 tarihinde başlamıştır. Türk tiyatro tarihinde ad bırakmış olan Ertuğrul Muhsin, Behzat Butak, Muvahhit Raşit Rıza, Galip Arcan, Sadi, Bedia, Neyyire Ertuğrul, v.s. Darülbedayi sahnelerinde yetişmiş olan sanatçılardır. Darülbedayi, 1930 yılından itibaren katma bütçe ile... Devamı »»»
DRAM « Sinema ve Tiyatro
Geniş anlamı ile “tiyatro eseri” anlamında kullanılan bir söz. Aslı, Yunanca “drama” kelimesidir. XIX. yüzyılla ilk yarısında, Romantik edebiyat devrinde tragedyanın belli kurallarını kurmak suretiyle meydana getirilen tiyatro çeşidi anlamında kullanılmıştır. Özellikleri ilkin Fransız yazarı Victor Hugo tarafından tespit edilen bu çeşidin meydana gelmesinde İngiliz ve Alman tiyatro yazarlarının önemli payı vardır. Dramın başlıca özellikleri şunlardır: Dramda hem acıklı, hem de güldürücü olaylar, hayatta olduğu gibi, bir arada bulunabilir. Kişiler her sınıf halk arasından seçilebilir. Kon... Devamı »»»
KOMEDYA « Sinema ve Tiyatro
İnsanların ve olayların gülünç tarafflarını ortaya koyan bir tiyatro çeşidi. Tragedya gibi, Yunanistan'da, bağbozumu tanrısı Dionysos'un şerefine yapılan din törenlerinden doğmuştur. Özellikleri : Komedyada, gülünçlükleri ortaya koymak suretiyle seyirciyi güldürmek amacı güdülür. Konular, çağdaş toplumdan geçmiş toplumlardan günlük hayattan alınarak işlenir. Kişiler, çoklukla halk tabakasından kimselerdir. Çirkin sayılan olaylar bile, seyircinin gözleri önünde geçirilir. Perde sayısı yazarın isteğine bağlıdır. Manzum yazılabildiği gibi, nesirle de yazılır. Üç birlik kuralına uyguluk gösterir... Devamı »»»
MİMİK « Sinema ve Tiyatro
Tiyatro, Bale, konuşma sanatlarında duyguları, düşünceleri yüzdeki değişikliklerle anlatma. Özellikle Tiyatro okullarında başlı başına bir ders konusu olarak incelenir. Mimik, Tiyatro alanında, özellikle son yüz yıllarda büyük önem kazanmıştır. Tiyatro sanatçıları yüz ifadesine, oyun oynanan salonların, klâsik Yunan tiyatrosundan farklı olmasından sonra daha çok önem vermişlerdir. Bu arada yalnız mimikle ve vücut hareketleri ile bir konuyu anlatan tiyatro oyunları da meydana gelmiştir. Bu oyunlara Pandomima adı verilir. ... Devamı »»»
ORTA OYUNU « Sinema ve Tiyatro
Ortada oynayan, Karagözle tiyatro arası bir çeşit temsil. Orta oyunu, perde de oynatılan Karagöz'ün orta yerde oynanan ve canlandırılmış bir şeklinden ibarettir. Karagözdeki çeşitli tiplerin yerine insanlar rol almıştır. Orta oyununun dekoru, orta yere konulan ve “yeni dünya” adı verilen küçük bir parmaklıktan ibarettir. Oyunda zenne (kadın rolünde oynayan erkek oyunucu), hırbo (taşralı, gözlemci, bekçi taklitleri yapan), balama (frenk rolleri yapan), matiz (sarhoş rolleri yapan), gaco (kabadayı erkek rolleri yapan) adlarını alan oyuncular bulunurdu. Orta oyununun temel direği “Pişekâr” dır. ... Devamı »»»
SİNEMA « Sinema ve Tiyatro
Bir ışık kaynağından çıkan ışınları, üzerinde resimler bulunan bir film şeridinden geçirecek, gerçekte olduğu gibi hareketli görüntüler meydana getirme işi ve bu şekilde meydana gelmiş olan görüntü. Bir projeksiyon makinesi özelliğinde olan sinema makinesinde, film üzerinde bulunan resimler, saniyede en az on oniki, ortalama olarak onaltı defa değiştirmek suretiyle, bu hareketi görüntülerin meydana gelmesini sağlamış olur. Bu hareketli görüntü, gözün aldanmasından meydana gelen bir görüntüdür. Saniyede ortalama olarak, aynı ekran üzerinde 16 defa değişen ve hareketlerinin birer devamı özelli... Devamı »»»
TİYATRO « Sinema ve Tiyatro
Tiyatro sözü, şu anlamlarda kullanılır : 1 - Tiyatro eseri, 2 - Tiyatro eserini oynama sanatı, 3 - Tiyatro eserinin oynandığı yer. TİYATRO ESERİ, olayları, oluş halinde göstermek için yazılan eserlerdir. Bu eserlerde, olaylar yazarın ağzından değil de, doğrudan doğruya eserlerin kişileri tarafından söylenir, hareketleri, gerçekte olduğu gibi doğrudan doğruya yapılır. Tiyatro eserinde, “olay” ve “kişiler” olmak üzere iki unsur bulunur. Olay, bir didişmeden, yani iki karşıt kuvvetin çarpışmasından doğar. Çarpışan kuvvetler, insanla insan, insanla tabiat kuvvetleri olabilir. Kişiler de, araları... Devamı »»»
TULUAT « Sinema ve Tiyatro
Tiyatronun, teferruatı hazırlanmadan ve sahnede doğuveren sözlerle oynanan tarzı. Birçok ülkelerde, orta sınıf halk arasında yaygın olmuş bir oyun tarzıdır. Türkiye de, modern anlamda tiyatrolar kurulmadan önce, çeşitli sanatkarlar aracılığı ile oldukça gelişmiş bir oyun tarzı olmuştur. Kavuklu Hamdi, Küçük Hasan, Dümbüllü İsmail, Tuluat tiyatrosunun ünlü sanatçılarındandır. ... Devamı »»»