Nedir bul, Kimdir öğren!

Bilmemek Ayıp Değil Öğrenmemek Ayıptır

Ağız Sağlığı nedir? nasıl korunur

Sindirim sistemi hastalıkları arasında yer alan ağız ve diş sağlığı hastalıkları dikkat isteyen sağlık sorunları arasında yer almaktadır.

Sindirim ağızda başladığı için ağız mikro florası bağırsak mikro florası gibi çok önemlidir. Diş macunu normal ağız mikro florasını yok eder, yabancı mikro floranın yerleşmesine yol açar. Yabancı mikro flora ağız mukozası hastalıklarına ve diş çürümesine sebep olur, sindirim başlangıçtan itibaren bozulur. Diş macununda bulunan katkı maddeleri, özellikle Titanyum Dioksit ve Aspartam ağızdan kan dolaşımına karışarak, bağlantılı organlarda birikir.

Ağız ve diş sağlığı hakkında bilgi

Her bir dişin dibinde farklı organlarla bağlantılı ikişer tane akupunktur noktası (alıcı) bulunur. Yiyeceklerdeki besin ve enerji çiğneme ile birbirinden ayrılır. Enerji, bu akupunktur noktaları vasıtasıyla vücudun genel enerji akımına karışır. Ayrıca, dişetleri, yaklaşık 40 sinirle organlarla bağlantılıdır. Dolayısıyla dişetlerinde başlayan bir hastalık bağlı olduğu organları etkilerken organlarda başlayan bir hastalık da bağlı olduğu dişetlerini etkiler. Örneğin, ön üst dişetlerinin kan dolaşımı beyin kan dolaşımıyla bağlantılıdır. Bu dişetlerinin durumu beynin durumunu gösterir. Dişetleri tedavi edilirken aynı zamanda beyindeki kan dolaşımı da düzeltilmiş olur. Bu sebeple, ağız hastalıklarının bölgesel tedavisi mutlaka genel tedaviyle birlikte yapılmalıdır.

Ağız ve diş sağlığı nedir

En sık rastlanan ağız hastalıkları, dudaklarda ve dilde şişme, art, uçuk ve dişeti iltihabıdır.

Dudaklarda ve dilde şişme hazımsızlık, mizaca uygun olmayan yiyecekler, parazitler, bağışıklık sisteminin zayıflaması ve özellikle Aspirin gibi ilaçlar, Aspartam gibi tatlandırıcılar sebebiyle oluşur.

Diş sağlığı için yapılması gerekenler

Çikolata, sakız, şekerleme, ketçap, soslar, gazozlar, diyet yiyecek ve içeceklerde ve ilaçlarda yoğun olarak tatlandırıcı kullanıldığı unutulmamalıdır.

Aft, etrafı kırmızı, küçük yaralara denir. Aftlar ağız içinde ortaya çıkar, sık tekrarlar, bulaşıcı değildir. Uzmanlar, altları bağışıklık sistemi problemlerine, DNA değişimlerine ve DNA virüslerine bağlarlar. Aft, Behçet Hastalığı, Akdeniz Ateşi ve Bağırsak hastalıklarının belirtisi olabilir. Aromalar, katkılı yiyecekler, sentetik enzimler, sentetik hormonlar, antiromatizmal ve antidepresan gibi ilaçlar afta yol açan nedenler arasında yer alabilmektedir.

Ağız ve diş sağlığı bölümü nedir

Uçuk, Herpes virüsünün oluşturduğu enfeksiyon belirtilerinden biridir. Dudaklarda ve üreme organlarında görülür. Ateşlenme veya soğuk algınlığına bağlı olduğu sanılarak, genelde pek önemsenmez. Fakat Herpes virüsü aslında DNA virüsüdür. DNA’yı etkileyerek, DNA’da ve hücre yapısında değişikliğe sebep olurken aynı zamanda fiziksel, zihinsel ve ruhsal değişime de sebep olabilir.

Modern tıp, herpesten kurtulma yolunu hâlâ bulamamıştır. Fakat bu kitapta anlatıldığı gibi organlarını ve sistemlerini temizleyen, hazır gıdaları ve diğer zararlı yiyecek ve içecekleri yemeyen, düzenli bir şekilde açlık yapanların virüsü, yoğun bir uçuklamayla dışarı attığı görülmüştür.

Ağız ve diş sağlığının önemi

Yoğurt, ekşi nar suyu veya sirke sürmekle uçuk geçebilir. İnatçı uçuk için “Egzama” ve “Sedef” bölümlerinde anlatılan sirkeli ilaçları kullanmak gerekir. Ancak uçuğun geçmesi virüsün atıldığı anlamına gelmez.

Dişeti iltihabı (Periodontitis), dişleri saran kemiklerin ve dişeti dokularının iltihabıdır. İltihaplı dişeti kırmızı veya mor görünümdedir, fırçalarken kanar. Doğum kontrol hapları ve kortizon gibi sentetik hormonlar, kalp ilaçları, antibiyotikler ve anti-depresanlar gibi bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar, beslenme bozukluğu, kronik hazımsızlık, katkılı gıdalar, deterjanlar ve parfüm dişeti iltihabına neden olabilir.

Dişeti iltihabı sadece dişetini değil, kemik dokuyu da etkileyebilir, Dişeti iltihabının başlangıçtaki belirtileri, ağız kokusu, kırmızı-kabarık dişetleri, fırçalama sırasında kanama ve ağız tadının bozulmasıdır. İlerlemiş durumlarda kemik erimesi görülür, dişetleri çekilir, diş kökleri ortaya çıkar ve dişler sallanır. Bazen sallanan bir dişi çekmek zorunlu hale gelebilir. Diş zorunlu olarak çekildiğinde, çekilen dişin yerine tampon koymaktan, kanı durdurmamak ve akmasını sağlamak gerekir.

Tampon, diş kökünün etrafında biriken iltihaplı kanın dışarı atılmasını engeller, dışarı atılamayan iltihaplı birikinti dişetlerinin ve dişleri saran kemiklerin iltihaplanmasına sebep olur ve bu durum yıllarca devam edebilir. Dişleri saran kemiklerin iltihaplanması diğer kemiklerin de iltihaplanmasına (osteomiyelit) yol açabilir. İlginç olan şudur ki, dişleri saran kemiklerdeki iltihap temizlendikçe herhangi bir kemikte görülen osteomiyelit de geçer.

Dişeti ameliyatından, implant yapıldıktan ve dişeti traşından sonra vücudun enerji akımları birbirine karışır, dişlerin dibindeki akupunktur alıcıları bozulur veya kaybolur. Bunlarla beraber mevcut hastalıklar derinleşir ve yenileri ortaya çıkar. Günümüzde dişetlerindeki iltihaplanma ve kanamayı durdurmak amacıyla, kılcal damarlar lazerle dağlanmaktadır. Kılcal damarlar lazerle kurutulduktan sonra üst dişetleriyle bağlantılı olan beyin ve alt dişetleriyle bağlantılı olan üreme organlarındaki kan ve enerji dolaşımı düzelmemek üzere bozulur. Ayrıca, lazerin DNA’yı etkilemesiyle genetik mutasyonlar ortaya çıkar. Aynı şekilde ileri teknolojiyle üretilen ve hemen hemen diş yapısıyla aynı özellikleri taşıyan kemik tozu gibi malzemelerin dişlere veya dişetlerine uygulanması da öngörülemeyen sonuçlar doğurabilir.

Amalgam dolguların içeriğindeki kurşun hızla ve aralıksız olarak buharlaşır ve bütün ağız dokularına, sonra bu dokularla bağlantılı organlara dağılır. Amalgam dolgular felç, Alzheimer, Parkinson, egzama, sedef, kısırlık ve böbrek hastalıklarına sebep olabilir, ahlakı menfi etkiler. Roma imparatorluğunda su dağıtım sisteminde kurşun kullanılmıştır. Araştırmacılar Roma imparatorluğunda ahlakın bozulmasının sebebinin suya karışan kurşun olduğunu tahmin etmektedir.

Sağlıklı bir genç kızın amalgam dolgu yaptırdıktan 2-3 hafta sonra boynunun aynı tarafında sedef oluştuğu ve adetten kesildiği bizzat görülmüştür.

Nanoteknoloji ürünü protezler, kemik tozu, implant ve Nanokompozit dolgu, ağızda bir tür çip görevi görerek, kişinin, merkezi bir bilgisayara otomatik olarak bağlanmasına ve zihninin kontrol altına alınmasına vasıta olabilir. Bu nedenle dişlerde oluşan çürükleri eski usulde temizletmek, dolgu veya kaplama yaptırmadan olduğu gibi bırakmak gerekir.

Amerika ve Avrupa’da özel tim eğitimi verilen köpeklerin dişlerine titanyum kaplama yapılarak bilgisayar aracılığı ile uzaktan yönlendirilmektedir. Beyinleri bilgisayar tarafından kontrol altında tutulan köpekler terminatör gibi korku bilmedikleri için operasyonlarda özel timden daha başarılı olmaktadır. Dikkat çekici olan, metal kaplama yerine titanyum kaplama kullanılmasıdır. Bu durum ”titanyum implant yaptıranlar da bilgisayar aracılığı ile yönlendirilebilir mi?” sorusunu akla getiriyor. Çünkü dokuları dolduran ve bir nano-nöro alıcı hale getiren titanyum birikintisi veya titanyum parçası nano bilgisayarlar (4. Nesil bilgisayarlar) için otomatik bağlanma yeri olabilir. Öneriler Öncelikle, ağız hastalıklarına sebep olan etkenlerden kaçınmak gerekir.

İkinci olarak ağızda bulunan amalgam, protez ve nanokompozit dolgular çıkarılır. Bundan sonra: ’ Her sabah ağza bir tutam yabani kekik alınır, biraz çiğnedikten sonra bütün ağız içi dokuları kuvvetlice emilir. Ağız içi dokularda toplanan toksinler tükürüğe karışır. Ağız iyice dolunca tükürülür.

’ Her akşam 8 tane karanfil tükürükle ıslatılır, dişlerle biraz ezilir, dudaklarla dişetleri arasına dörder tane koyulur. Sabaha kadar bekletilir ve tükürülür. 1-2 hafta devam edilir.

‘ Ağızda kaplama varsa, her abdestte dişetlerine toz zencefille masa, yapılır ve kabarık dişetlerinin kanaması sağlanır.

‘ Toplam 1 fındıkiçi büyüklüğündeki damla sakızı + propolis veya çam sakızı karışımı 3-4 saat çiğnedikten sonra yutulur. 40-60 gün boyuna bu işleme devam etmek dişeti kanamasını ve dişeti iltihabını önler; hazmı düzeltir, bağırsakları çalıştırır.

‘ Günde 2-3 defa dişler misvaklanır, her gün misvağın ucu kesilir. Ya da dişetlerine toz misvakla masaj yapılır.

‘ Dişlerin temizliği ve ağız kokusunun güzel olması için günde 5-7 tane kakule veya karanfil çiğnenir ve yutulur.

İçerdiği kimyasallardan dolayı diş macunu kullanmak tavsiye edilmez

Bu önerileri uygulayanlar diş macununun temizlemediğini, aksine dişlen’ kirlettiğini ve ağız mikro florasını bozduğunu görürler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir




Nedirkimdir.com  2006 yılında başladığı yolculuğa son hızı ve kalitesi ile devam ediyor.

Copyright © 2006 – NedirKimdir.com Tüm hakları saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazılar aktif link verilmek şartı ile kopyalanabilir. Aksi halde içerikler ve görseller yazılı izin olmadan kullanılamaz, kopyalanamaz, yayınlanamaz!