Ne nedir kimdir neyin nesidir

Edebiyat

AĞIT « Edebiyat

Bir ölünün ardından, duyulan adları anlatmak üzere düzenlenen manzumelere verilen ad. Ağıt, bütün milletlerin halk edebiyatlarında, gerek sözlü gelenek halin, de, gerekse yazılı olarak yer etmiştir. Her milletin, çeşitli devirlerinde, ölümler karşısında duyulan acılar, halk söyleyişleri olarak, büyük yer tutar. Bunların kimi, şiir söylemekle ilgisi olmayan kimseler tarafından düzenlenir. Kimi de halk şairleri tarafından, yakılır. Ağıt söylemenin de, her toplumda değişen ve kural denebilecek biçimleri vardır. ... Devamı »»»

AKROSTİŞ « Edebiyat

Mısra başlarında bulunan harflerin yukarıdan aşağı okunduğu zaman bir kelime veyahut da bir isim olacak şekilde düzenlenmiş şiirlerdir. Pek eski zamandan beri bilinen bu usül ya şairlerin adlarını, ya hitap etmek istedikleri kimselerin adlarını veyahut başka kelimeleri bildirmek için yazılmıştır. Divan edebiyatımızda ve yenilik edebiyatımızda bu tarz çok kullanılmıştır. ... Devamı »»»

ANI « Edebiyat

Hatıra -Bir kimsenin kendi çocukluk hayatına veya hayatında önemli ve ilgi uyandıracak gibi gördüğü olaylara dair yazdıkları. Tanınmış politika, ilim ve sanat adamlarının yazdıkları anılar (hâtırat), yaşadıkları devirleri, hayatlarını, çalışmalarını aydınlatması bakımından önem taşır. Lâtinler'de Caesar'dan başlayarak zamanımıza kadar Batıda bu alanda yazılmış pek çok anılar vardır. Bizde bu türdeki eserler, Tanzimattan sonra yazılmaya başlamıştır. Siyaset adamlarımızdan, gerek İmparatorluk devrinde, gerekse Cumhuriyet devrinde Önemli anılar yazanlar olmuştur. Bu türün bütün ünlü örneklerini... Devamı »»»

ARUZ « Edebiyat

Hecelerin uzunluğu ve kısalığı esasına dayanan ve Arap nazmında kullanılan vezin. Aruz'u, Arap dilcisi İmam Halil (- 786) bir bilim haline getirmiştir. Bu zamana kadar Araplar manzumelerini pratik bir usulle yazarlarken, İmam Halil bunu birtakım esaslara dayamıştır. Bu esasların sonucu olarak da Arap dilcileri şiir bilimini, aruz ve kafiye bilimi olmak üzere ikiye ayırmışlardır. Aruz bilimi, aruz vezninin kurallarından söz eder. Arap yazı sistemine sıkı sıkıya bağlı olan aruz vezni, hece esasına dayanır. Hecelerin harekeli (müteharrik) ya da harekesiz (sakin) harflerle meydana gelmesine göre... Devamı »»»

AŞIK EDEBİYATI « Edebiyat

XV. yüzyıldan sonraki Türk halk edebiyatı geleneğinde, “âşık” diye adlandırılan sanatçıların meydana getirdikleri eserlerin bütününe verilen ad. Âşık edebiyatı XV. yüzyılın ortalarından günümüze kadar edebiyatımızın bir kolunu meydana getirir. Tarih : Eski Türklerde; Âşık edebiyatının yerini tutan iki gelenek vardı: Dinî mistik halk edebiyatı ve destan geleneği. Eski çağlarda, destanları anlatan â-şık'lara “ozan” denirdi. Ozanlar, göçebe hayatı yaşamakta olan Türk kavimleri arasında dolaşırlar, ellerindeki “kopuz” adlı sazlarını çalarak geçmiş kahramanların maceralarını anlatırlardı. Dede Ko... Devamı »»»

ATASÖZÜ « Edebiyat

Az kelime ile anlatılmış, halka mal olmuş ve atalardan kalma diye kabul edilen kalıplaşmış söz. Bunlar, halk arasında dilden dile dolaşarak nesilden nesle geçer. İnsanlara düşündüklerini, vermek istedikleri bir öğüdü anlatmak için söylenir. Atasözlerinin oluşu, bütün halk edebiyatı çeşitlerinin oluşu gibidir. Bunları ilk söyleyenler, çoğu zaman belli değildir. Atasözleri, ya bir öğüt bir davranış yolu gösteren çeşitli tecrübelerin sonuçlarını tespit ederler; ya basit temsili sözler; ya da küçük bir fıkraya benzeyen temsilî sözlerdir. ... Devamı »»»

ANTOLOJİ « Edebiyat

Sanat eserlerinden seçilmiş parçaları bir araya toplayan kitap. Antoloji genel anlamda, şair, nesirci ya da müzisyenlerin eserlerinden seçilmiş parçalan toplayan bir seçme yazılar kitabıdır. Yunanlılardan başlayarak Batı edebiyatında zamanımıza kadar gelen pek çok antolojiler yayınlanmıştır. Bizde antoloji kelimesi, 1929 yılından sonra kullanılmakla beraber, bu yolda eserler, eski devirlerden beri hazırlana gelmiştir. Yeni Türk harflerinin kabulünden sonra, gerek Türk edebiyatının eski ve yeni devirlerinden, gerek başka milletlerin edebiyatlarından örnekler veren çeşitli antolojiler yayınlanm... Devamı »»»

BEYİT « Edebiyat

İki mısradan meydana gelen nâzım parçası. Divan edebiyatında nâzım birimi sayılan beyit, aynı vezinde olan ve birbiri peşinden gelen iki mısradır. Çoklukla anlamın tamamlandığı bir bölüm Beyitin bir nâzım birimi olarak kabul edilmesi yüzünden, divan edebiyatı şiirlerinde konu birliği pek az görülür. Divan şairinin bütün düşüncesi, beyitleri meydana getirecek kafiyelerle ikişer mısra söyleyebilmekti. Divan edebiyatındaki bu şiir anlayışı, bizde “Edebiyat-i Cedide” ile değişmeye başlamıştır. Anlamın bir beyitte tamamlanmasının şart olmadığı sonraki beyitte, hattâ daha sonraki beyitlere geçebilec... Devamı »»»

BİNBİR GECE HİKÂYELEKİ « Edebiyat

Doğu dünyasının hikâye ,masal , menkıbe, destan ve fıkralarını bir araya toplayan en büyük külliyatı. Bunlardan bazıları sözlü Türk geleneğine de girmiş, zamanla Türk halk masalları şeklini almıştır. Bunların çoğunun ilk doğduğu yer Hindistan'dır. Zamanla İran yolu ile Araplara geçmiş ve Araplar tarafından “Elf Elleyle ve Leyle” adı ile yazılı hale getirilmiştir. Fakat bu masalların ayrı zamanlarda ayrı yerlerdeki yazmalarında önemli farklar vardır. Binbir gece hikâyeleri, “çerçeveli hikâyeler” tipinde ve tekniğinde bir hikayeler külliyatlıdır.... Devamı »»»

BİYOGRAFYA « Edebiyat

Bir kişinin hayatından söz eden eser. Biyografya, bir taraftan tarihin şahıslarla uğraşan kısmı olduğu gibi öbür taraftan edebî türlerden biridir. Biyografyanın tek adama ait olması gerekir. Olayların ortaya konuşunda tarafsızlık ve belirlilik, yazılışında açıklılık ve sadelik şarttır. Olaylar, ne kahramanın zekâ ve dehâsını olduğundan fazla göstermek için büyütülmeli, ne de amaca göre değiştirilmelidir.Bir kişinin hayatının başkası tarafından anlatılması olan biyografyalar, çeşitli bölümlere ayrılır. Tek bir kişinin hayatım anlatıyorsa buna “şahıs biyografyası”, birçok şahısların hayatların... Devamı »»»

BİBLİYOGRAFYA « Edebiyat

Yunanca “biblion = kitap” ve “graphein = yazmak, tarif etmek” kelimelerinden gelen bu deyim başlıca iki anlama gelmektedir: 1 - Kitaplar ya da bir kitap hakkında bilgi veren yazı, 2 - Belli bir konuda ya da çeşitli konulardaki yayınlanmış eserlerin listesi. Bilhassa son yüzyılda, basım işinin gelişmesi, kitapların çoğalması, bir konu ya da bir yazar hakkında bir kişinin herşeyi bilmesini imkân dışına çıkarmıştır. Böylece, her konu için türlü bakımlardan hazırlanmış bibliyografyalar çalışmayı kolaylaştıran, verimli kılan başlıca kaynaklar haline gelmiştir. Bibliyografyalar, özellik, tertip ed... Devamı »»»

CANTATE « Edebiyat

Bir aşk ya da kahramanlık olayını anlatan küçük şiirlere verilen ad. Hikâye ve şarkıdan meydana gelmiştir. Hikâye aşk ya da kahramanlık konusunu bildirir, şarkı o konunun ilham ettiği duyguları ifade eder. Doğduğu yer italya'dır. ... Devamı »»»

CERİDE- İ HAVADİS « Edebiyat

Türkiye'de özel teşebbüs ile yayınlanan ilk gazete. Bu gazete, 1840 tarihin de William Churchill adlı bir İngiliz tarafından kurulmuştur. Fakat gazete yaygın bir okuyucu bulamamış, zaman zaman yayınına aralık vermek zorunda kalmış ve ancak devletin yardımı ile 1860 yılına kadar yaşayabilmiştir. 1860 da Agâh Efendi tarafından yayınlanmaya başlanan “Tercüman-i Ahval” üzerine bu gazete eski önemini tamamen kaybetmiştir. ... Devamı »»»

DADAİZM « Edebiyat

Fransa'da 917 yılında türeyen bir edebiyat çığırının adı. Kelimeyi anlam esirliğinden kurtarıp ona şiir konusu olarak değerini vermek isteyen bir okul, hiçbir anlamı olmayan “dada” kelimesini bir sembol olarak seçmiştir. Tristan Tzara, Philippe Soupaul gibi şairler tarafından temsil edilen bu okul, fikirle ifade arasında bir bağlantı olmamasını ön plâna almışlardır. ... Devamı »»»

DESTAN « Edebiyat

Bir savaşı kahramanlığı ya da bir aşk macerasını anlatan koşma biçiminde yazılmış manzum eser. Fakat, çoklukla “eski çağlarda kahramanlık menkıbelerini, Tanrıların kudretlerini, milletlerin büyük zaferlerini anlatan büyük eser” anlamında kullanılır. Bu ikinci anlamında destan bir olayı ya da birçok olayları, hikâye tarzında ve manzum olarak anlatır. Kahraman, tarihte ün salmış, yaptıkları ve kendisi masallaşmış bir yiğittir. Bu yiğit, ırkının temel karakterlerini kendinde toplayan ve olağanüstü kudretlere sahip bir sembol halindedir. Destanlar, ya sözlü gelenek halinde ve yazarı belli olmaya... Devamı »»»

DİVAN « Edebiyat

İslâm edebiyatında ve divan edebiyatımızda, şairlerin manzumelerini topladıkları dergilerin genel adı. Bu kelime çoklukla, şairlerin adı ile birlikte söylenir: Divan-ı Fuzulî gibi. Divanların derlenmesi, bir sıraya göre olur. Her divanın başında, kasidelere yer verilir. Bunların da başında Tanrı İçin yazılmış münacat, tevhitler, peygamberler için yazılan naatler, dört halife, tarikat uluları, devrin padişahları, vezirleri, şeyhülislâmları ve öbür kişileri için yazılmış manzumeler yer alır. Kasidelerden sonra, tarihlere yer verilir. Bunlar, büyüklerin hayatları ile ilgili bazı ölüm, doğum,... Devamı »»»

DİVAN EDEBİYATI « Edebiyat

İslâm medeniyeti çağlarında, Türk aydınlarının, Divan şiirini meydana getiren dil ve sanat anlayışlarıyla meydana koydukları genel edebiyat akımına verilen ad. Bu edebiyata, “Klâsik Türk Edebiyatı” ve “yüksek zümre edebiyatı” adları da verilir. Bu edebiyat islâmlığın kabul edilmesinden sonra, türkler arasında yetişen aydınların edebiyatıdır. Bu bakımdan Divan edebiyatı bütün Türk edebiyatı ölçüsünde bir yüksek zümre edebiyatı olarak tanımak doğrudur. Divan edebiyatının, bütün bu adların dışında, genel olarak “Divan edebiyatı” adı ile bilinmesinin sebebi, şairlerin haz... Devamı »»»

DÜNYA EDEBİYATINA TOPLU BAKIŞ « Edebiyat

Bu maddede, dünya milletlerinin başlıcalarının, başlangıçlarından zamanımıza kadar olan edebiyatları, topluca açıklanmaktadır. YUNAN EDEBİYATI Bütün dünya edebiyatının ilki olmak özelliği taşıyan Yunan edebiyatı yazılı edebiyatın başlangıcı olan Homeros çağından önceki masal ve efsâne devrinin dışında başlıca şu devirlere ayrılır. I - Kahramanlık devri (M.Ö.IX. VIII. yüzyıl) : Bu devirde yalnız Yunan edebiyatının değil bütün dünya edebiyatının en eski ve en büyük destan şairi sayılan Homeros yetişmiştir. Homeros' tan bir yüzyıl sonra yetişen Issiodes de didaktik şiir alanın... Devamı »»»

EDEBİYAT-I CEDİDE « Edebiyat

1896 yılından itibaren, Servet-i Fünun dergisinde yazı yazan ve Batı kültürünün etkisi altında yetişen sanatçıların meydana getirdikleri edebiyat hareketi. Bu edebiyat hareketine Servet-i Fünun dergisinde başlandığı için “Servet-i Fünun edebiyatı” da denmektedir. 1901 yılında, dergisinin Abdülhamit II. tarafından kapatılmasına kadar toplu halde süren Edebiyat-ı Cedide hareketinde yetişen sanatçılar, Türkiye'nin, Avrupalılaşma hareketi ile yükseleceğine inanmışlar ve din dışı eserler vermişlerdir. Bu edebiyatta da, Tazminat edebiyatındaki gibi, Fransız edebiyatı örnek tutulmuş, hikâye, roman ... Devamı »»»

EFSANE « Edebiyat

Bir tabiat olayını, bir varlığın meydana gelişini, tabiat elemanlarından birinde olan bir değişikliği, olağanüstü ve akıl dışı açıklamalarla anlatan hikâye. Efsanenin temeli olan olay, halkın hayalinde şekil değiştirerek ağızdan ağza, kuşaktan kuşağa geçer. Her milletin kendi dilinde birçok efsaneler vardır. Bunlardan bazıları birçok milletler tarafından benimsenmiş ve aynı efsane başka başka isimlerle birçok dilde yerleşmiştir. ... Devamı »»»

FAHRİYE « Edebiyat

Bir şairin kendini övmek için yazdığı manzume. Şairin, kendini övmek içim, yalnız başına bu amaçla yazdığı Manzumeler olabileceği gibi çeşitli kasidelerde, bir kaç mısra içinde, kendini övmesi de mümkündür. Bu çeşit övgü şiiri, çoklukla Divan edebiyatında görülür, özellikle şair Nefi'nin fahriyeleri ünlüdür. ... Devamı »»»

FECR-İ ÂTİ EDEBİYATI « Edebiyat

Türkiye'de 1908 Meşrutiyet devrimi ardından yapılan ilk edebî hareket. Fecr'i Âti gerçekten bir edebî akım ya da bir edebî okul değildir. Bu hareket, hemen hemen devrin genç yazarları ve şairleri tarafından yapılan birkaç hevesli toplantıdan ibaret kalmıştır. Serveti fünuncuların dağılışından 1908 devrimine kadar geçen bir kaç yıllık sessiz devrin hazırlayıp yetiştirdiği genç yazarlar, Servet-i Fünun edebiyatı gibi toplu bir hareket yapmak istemişler, fakat, türlü sebeplerle bunda başarıya ulaşamamışlardır. Bu harekete katılan sanatçılar, sonradan ayrı ayrı edebî yollardan yürüyerek, XX. yüz... Devamı »»»

FIKRA « Edebiyat

Gazetelerde, belli sütunlarda yayınlanan ve çok defa günün konularına dokunan, bazen hafif şaka yollu yazılan yazı parçası. Fıkra, bir olayı, bir fikri, bir duyguyu kısaca anlatan bir yazıdır. Fıkra yazarları, bir meseleyi ortaya koyarlar, kısaca inceleyip bir sonuca varırlar. Konular çeşitlidir. Gerekirse tasvirlerden, konuşmalardan da faydalanılır. Fıkralar, yazarların özel bir görüşü ile ve zarif bir nüktesiyle biter. ... Devamı »»»

GONCOURT ARMAĞANI « Edebiyat

Fransa'da Edmond Concourt'un vasiyeti gereğince her yıl (1896 yılından beri) dağıtılan bir edebiyat armağanı. Bu armağan için kurulan özel bir akademi tarafından yürütülür. Bu akademinin on üyesi vardır. Bu üyeler, zamanın ünlü yazarları arasından seçilir. Akademinin üyeleri, bağımsız kalabilmek için başka bir akademi özellikle Fransız Akademi'sinden çekilmek zorundadırlar. Üyeler her yıl 6.000 frank ödenek alırlar. Goncourt armağanı da 5.000 franktır. Bu paranın bugün için büyük bir kıymeti yoktur. Ancak, armağanı kazanırsan romanlar, gerek Fransa'da gerekse Fransa dışı ülkelerde haklı bir r... Devamı »»»

HAMSE « Edebiyat

Bir yazarın beş eserinden meydana gelmiş eser bölümüne verilen genel ad. Hamsenin, özellikle İslâm edebiyatında önemli bir yeri vardır. Divan edebiyatında da hamse sahibi olmak önemlidir. Genceli Nizami'nin Yahya Beyin, Behişti'nin hamseleri ünlüdür. ... Devamı »»»

HECE VEZNİ « Edebiyat

Hecelerin sayılarına dayanan ve Türk edebiyatında kullanılan nazım ölçüsü. Hece veznine “parmak hesabı” da denir.Türk edebiyatında kullanılan üç türlü vezinden (aruz vezni, serbest vezin, hece vezni) biri olan hece vezni. Türk dilinin tabii bir vezni özelliğindedir. Nazımda kullanılan vezin sistemi, o dilin yapısına uygun olur. Uzun ve kısa heceleri, birbiri ardınca değişen (yani beş altı tane uzun ya da kısa hecesi art arda gelmeyen) bir dilden ancak hecelerin uzunluk ve kısalığına dayanan bir vezin doğar. (Arapların milli vezinleri olan Aruz vezni gibi.) Uzun ve kısa heceleri birbiri ardınca... Devamı »»»

HİCİV « Edebiyat

Bir şahsı, bir fikri, bir olayı, manzum yolla yerme, yergi. İlk örneklerine eski Yunan ve Lâtin edebiyatlarında rastlanan bu tarz Batı edebiyatında özel bir şiir türü olarak gelişmiştir. Türk edebiyatında da, özellikle Divan edebiyatımızda ve Yirminci yüzyıl edebiyatımızda ünlü hiciv şairleri yetişmiştir. Divan edebiyatında Nef'î, Tanzimat edebiyatında Ziya Paşa, Abdülhamit devrinde Eşref, ünlü hiciv şairlerimizdendir. ... Devamı »»»

HİKÂYE « Edebiyat

Baştan geçen olayları, ihtirasları, karakterleri, hayalî olarak ya da gerçeğe uygun bir şekilde, bir anlatış düzeni içinde anlatan yazı. Hikâyelerde, kişiler, olay ve olayın geçtiği yer vardır. Olay, bir didişmeden, yani iki kuvvetin çarpışmasından doğar. Çarpışan kuvvetler, insanla insan, hayvanla hayvan, insanla doğal kuvvetler, insanla tabiatüstü kuvvetler, insanla kendi düşünceleri olabilir. Olaylar, ya yazarın ağzından, ya da hikâye ile ilgili bir kişinin ağzından anlatılır. Tiyatro eserlerinde olduğu gibi, hikâyelerde de serim, düğüm, çözüm safhaları vardır. İlkin, olay ve olayı yaratan ... Devamı »»»

HÜRRİYET GAZETESİ « Edebiyat

Namık Kemal, Ziya Paşa, Ali Suavi ve arkadaşlarının 29 Haziran 1869 tarihinden itibaren Londra'da çıkarmağa başladıkları gazete. Bu gazete hafta da bir defa çıkıyor ve Abdülhamit idaresine karşı ağır hücumlarda bulunuyordu. Türkiye'de, belirli bir amaç için çıkmış ilk fikir gazetesidir. 64. sayısında Namık Kemal gazeteden ayrılmış, 20 Ocak 1869 tarihinden Ziya Paşa tarafından Cenevre'de yeniden çıkarılmağa başlanmış ve yüzüncü sayısında yayınına son verilmiştir. ... Devamı »»»

İRADEİ MİLLİYE GAZETESİ « Edebiyat

4 Eylül 1919 da Sivas Kongresi'nin açılmasından sonra, 14 Eylül 1919 da Sivas'ta Mustafa Kemal Paşa tarafından “Hey'eti Temsiliye” adına kurulmuş olan gazete. Sonradan yayınlanan Hâkimiyet-i Milliye ve Ulus gazetelerinin başlangıcı sayılır. Îlk başyazısı Mustafa Kemal Paşa tarafından dikte edilmiştir. Ancak 19 sayı yayınlanabilmiş, daha sonra Ankara'da “Hâkimiyet-i Milliye” olarak yayınına devam etmiştir.İradei Milliye, Millî Mücadele'nin ilk bayrak gazetesidir. ... Devamı »»»

İSTİKLAL MARŞI « Edebiyat

Resmî marşımız. Mehmet Akif Ersoy tarafından yazılmış olan İstiklal Marşı, Kurtuluş Savaşı'nın devam ettiği günlerde milletin heyecanını ifade için meydana getirilmiştir. Marşın güftesi, Millî Eğitim Bakanlığınca yazılan ilân üzerine, 724 şiir arasından seçmiştir. Bunlardan yedisi Millî Eğitim Bakanlığınca seçilerek Büyük Mili Meclisine sunulmuş, Mehmet Akif yazdığı şiir, 12 Mart 1921 de Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilmiştir. Bestesi de Zeki Güngör tarafından yapılmıştır. İstiklâl Marşı'nın güftesi on kıtadır. Bunlardan yalnız ilk iki kıta marş olarak kullanılmaktadır. ... Devamı »»»

LİRİZM « Edebiyat

Bir şairin duygularını şiirlerine aktarması hali. Bununla beraber, lirizm yalnız edebiyatta görülmez. Özellikle musikide lirizm, en güzel ifadesini bulmuştur. Dünyanın başlıca lirik şairleri arasında Lamartine, Valery, Goethe, Byron, Petöfi Dante, Fuzuli Baki, Hafız Şirazi Havyan , Tegore yer alır. Beethoven, Mozart, Listz, Schubert, lirik bestecilerin ünlüleridir. ... Devamı »»»

KASİDE « Edebiyat

Divan edebiyatı nazım şekillerinden biri. Övgü şiirleridir. Bir kasidede en az 30, en fazla 99 beyit bulur. Birinci beytin mısraları kendi aralarında kafiyelidir. Öbür beyitlerin birinci mısraları serbest, ikinci mısraları, birinci beyitle kafiyelidir. İlk beyte “matla”, son beyte “makta” denir. Son beyitler, den birinde şairin adı geçer, buna “tac” denir. Kasidelerin bir takım bölümleri vardır. Bunlar, belli bir plâna göre sıralanırlar: a -Nesîb (ya da Teşhib), başlangıç bölümüdür. Burada asıl konu ile ilgisi bulunmayan başka bir şey, başka bir olay anlatılır. Bu bölümün beyit sayısı çok ola... Devamı »»»

KOŞMA « Edebiyat

Halk şiirimizde kullanılan en yaygın nazım. Gerekli hece vezninin II li kalıbıyla söylenir. Dörtlüklerden meydana gelir. En az 3, en çok 5-6 dörtlük olur. Son dörtlükte şairin adı anılır. Mısraların kümelenişini ve kafiye düzenini şema ile şöyle gösterebiliriz. (mısralar çizgilerle, kafiyeler harflerle işaret edilmiştir) Koşma şekliyle çok çeşitli konular işlenir. Yiğitlik duygusu, hayvan bakımı, hayvan sevgisi, sevgi duygusu, acı duygusu v.b. konular çoklukla koşma şeklinde söylenir. ... Devamı »»»

KAFİYE « Edebiyat

Başka başka anlamlardaki kelime ve eklerin son heceleri arasındaki ses benzerliğidir. Kafiyeler, genel olarak mısraların sonlarında bulunur. Kafiyeler, bazı milletlerin edebiyatında çok önemli yer almış, bazı milletlerin edebiyatında da hiç kullanılmamıştır. Bu arada, eski Yunan ve Lâtin edebiyatlarında kafiye yoktur. Türk edebiyatında kafiyenin önemli yeri vardır. Halk edebiyatının en eski devirlerinde bile kafiye kullanılmıştır. Halk edebiyatında çoklukla yarım kafiyeler kullanılmış, manzumeler, çoğu zaman rediflerle zenginleştirilmiştir. Divan edebiyatında ise kafiye büsbütün önemli... Devamı »»»

NAZIM « Edebiyat

Vezin, kafiye gibi kayıtlara bağlı olan; ölçülü ve düzenli bir anlatma yolu. Nazım ahenge göre ayarlanır. Manzum eserlerde de, ahenk ön plânda alındığı için, cümle kuruluşları, sözdizimi kurallarına göre değil, ahenge göre ayarlanır. Manzum eserlerde (nazımda) 4 unsur bulunur: Vezin, kafiye, şekil, konu. Vezin, nazımda hecelerin düzenli şekilde sıralanması esasına dayanan bit “söz ölçüsü” dür. Kafiye ise, kelime ve eklerin son heceleri arasında ki ses benzerliğidir. Şekil, bir eserin dış yapısıdır. Türk edebiyatında kullanılan nazım şekilleri, başlıca üç gruba ayrılır: 1 - Halk edebiyatı na... Devamı »»»

MAKALE « Edebiyat

Herhangi bir konuda, belli bir görüş ve düşünceyi bir kaç sayfa içinde savunan yazılar. Makaleler, gazete ve dergilerde yayınlanır. Konularına göre türlü çeşitlere ayrılır. Sanat (edebiyat, tiyatro, musiki, sinema, dans vb.), bilim (tıp, hukuk v.b.). siyaset, toplumu ilgilendiren herhangi bir hareket, bir makale konusu olabilir. Makale türü, bütün dünyada gazetecilikle birlikte doğmuş ve gelişmiş bir yazı çeşididir. ... Devamı »»»

MANİ « Edebiyat

Halk edebiyatı nazım şekillerinden biri. Çoklukla 4 mısradan ibarettir. Hece vezninin yedili kalıbıyla söylenir. Birinci ikinci ve dördüncü mısraları birbirleriyle kafiyeli, üçüncü mısra serbesttir. Manilerde aşk ve tabiat konuları bir arada işlenir. ... Devamı »»»

MERSİYE « Edebiyat

Halk edebiyatında bir nazım türü, ağıt. Mersiyelerde, bir kişinin ölümünden ya da bir yurt parçasının harab olmasından duyulan acılar anlatılır. ... Devamı »»»

MESNEVİ « Edebiyat

Bir nazım şekli. Fars edebiyatından gelmedir. Her beytin mısraları kendi aralarında ayrı ayrı kafiyeleşir. Manzumenin bütün beyitleri arasında kafiye birliği aranmadığı için mesnevi şeklinde kafiye sıkıntısı yoktur. Bu özelliği yüzünden mesnevi şekliyle genel olarak uzun manzum hikâyeler, tarihler, öğretici eserler yazılmıştır. Beyitlerin sayısı bir ölçü ile sınırlı değildir, konunun uzunluğuna bağlıdır. Aruzun kısa kalıplarıyla yazılır. Divan şiirinde mesnevi yazan şairlerin ortaklaşa kullandıkları hikâye konularının en ünlüleri Leylâ ve Mecnun, Ferhat ve şirin, Yusuf ve Züleyha v.b. ... Devamı »»»

MEKTUP « Edebiyat

Bir amacı bildirmek için, kişilerin birbirlerine gönderdikleri yazılar. Bu maksatların çoğu zaman iki kişiyi ilgilendiren bir özel durum taşıması, mektupların en önemli özelliğidir. Bu çeşit mektuplardan başka, sanat, bilim adamlarının mektupları, onların düşünce, duygu ve hayatlarının aydınlanmasına yaradığı ve yaşadıkları devir hakkında bilgi alabilmemizi sağladığı için, önemli vesikalar özeliğini taşırlar. Hitap edilen kimselere posta ile ve kapalı bir zarf içinde gönderilmeyip gazete ya da dergilerde yayınlanan mektup tarzında yazılmış yazılara “açık mektup” adı verilir. ... Devamı »»»

REALİZM « Edebiyat

XIX. yüzyılın ikinci yarısında Avrupa'da romantik akımın yerini alan bir sanat ve edebiyat akımı. Realizm (gerçekçilik), sanatta insan ve insan toplumlarının hayatını, oluşlarındaki bütün gerçek çizgileriyle ve sebepleriyle görmek ve göstermek anlayışıdır. Bu bakımdan, romantizmin hissî, hayalî ve kişisel taraflarına tamamıyla karşıt bir özellik taşır. Realist eserlerde hayat olayları dikkatle görülür, oluşlarındaki sosyal sebepler aynı dikkatle araştırılır. Yazarlar, bu olayları, bir romancı olarak değil,bir toplumcu olarak görmek ve göstermek yolunu seçmişlerdir. Olaylar gerçekte olduğu gib... Devamı »»»

ROMAN « Edebiyat

Çeşitli olayları, ihtirasları, karakterleri, baştan geçen şeyleri hayalî olarak ya da gerçeğe uygun bir şekilde anlatan eserlere verilen ad. Roman türü, hayal gücünün yardımından geniş ölçüde faydalanılarak az çok idealleştirilmiş olan olayları anlatan insanlık belgeleridir. Romanın belli başlı konuları arasında din, politika, sosyal ve ekonomik meseleler, kişilerin özel hayatları ihtirasları, aşklar, akıp giden hayat olayları yer alır. Olaylar, ya yazarın ağzından, ya da romanın belli kahramanının ağzından anlatılır. Hikâye ve roman arasında, önemli bir ayrılık yoktur. Hikâyede yer alan özell... Devamı »»»

ROMANTİZM « Edebiyat

XVII. yüzyıl sonlarında başlayan, klâsik edebiyatın yerine geçen, duygu, hayal ve fanteziye yer veren bir sanat ve edebiyat akımı. Bu akım, Rönesanstan sonra gittikçe uyanan Avrupa milletlerinin daha çok duymağa başladıkları sosyal haksızlıklardan doğma ızdırapların, sanat ve edebiyatta söz konusu olmasıyla hızlanmıştır. Aynı akım, eski Yunan ve Lâtin geleneklerine bağlı kalan klâsiklere karşı; Almanlar, İngilizler, kuzey milletleri gibi, Lâtin soyundan olmayan Avrupa milletlerini, kendi millî dillerine, Ortaçağ tarih ve destanlarına ve yerli hayatlarına değer vermeleriyle gelişmiştir. Roman... Devamı »»»

RUBAİ « Edebiyat

Fars edebiyatının bir nazım şekli. 4 mısradan ibarettir. Birinci, ikinci ve dördüncü mısralar birbiriyle kafiyeli, üçüncü mısra serbesttir. Rubainin, aruz vezninde kendine mahsus 24 kalıbı vardır. Fars edebiyatında bu şeklin en ünlü şairi Ömer Hayyam'dır Türk edebiyatında ise rubai yazmayı meslek edinen şair XVII. yüzyılda yetişen Hâleti'dir. ... Devamı »»»

ŞARKI « Edebiyat

Divan şiirine Türkler tarafından katılmış bir nazım şekli. Bestelenerek okunmak için yazılır. Dörder mısralık 2-5 bend'den meydana gelir. Birinci bendin 2 nci ve 4 üncü, öbür bendlerin yalnız sonuncu mısraları hiç değişmeden tekrarlanır Şarkının ilk örneklerine, Divan edebiyatımızda, XI. yüzyılda rastlanır. Bu edebiyatımızda şarkı özellikle XVIII. yüzyılda, Lâle Devri'nde çok gelişmiştir. Divan edebiyatının en büyük şarkı şairi Nedim'dir. Halk edebiyatında da şarkı türünde eserler veren şairler yetişmiştir. ... Devamı »»»

ŞİİR « Edebiyat

Çeşitli duygu ve düşüncelerin, okuyucuyu duygulandıracak ya da düşündürecek yolda, nazımla ifade edilme şekline verilen ad. Ancak, her nazım şiir değildir. Nazımın şiir sayılması için, duygu ve düşüncelerle bezenen bir değer taşıması, içinde bir özdeyiş ustalığının olması gereklidir. Bazı yazarlar, bu yoldan giderek, şiirin, nesir yolu ile de söylenebileceğini ileri sürerler. Çoğu yazarlar ise şirin kesin olarak nazımla ifade edilebileceğini savunurlar. Şiir, toplumların ilkel çağlarında, çeşitli din törenlerinden doğmuştur, ilk önceleri dans ve musikî ile birlikte yaşamış; zamanla, yalnız ba... Devamı »»»

SEMBOLİZM « Edebiyat

Fransa'da XIX. yüzyılın sonlarında, Parnassienlere karşı bir tepki olarak kurulmuş olan bir edebiyat akımı. Bu akımın güdücüleri, kendilerinden öncekileri çok materyalist gördüklerini iddia etmişler, omları şekle fazla bağlılıkla suçlandırmalardır. Şiiri, dış musikiden çok, bir iç musiki ile bir duyurucu şiir halinde söylemeyi esas almışlardır. ... Devamı »»»

SERVETİFÜNUN « Edebiyat

27 Mart 1891 yılında İstanbul'da Ahmet İhsan Tokgöz tarafından kurulan resimli bir dergi.Uzun yıllar, edebiyat ve kültür hayatımızda önemli bir rol oynamış dergilerdendir. Bu dergide yazı yazanlar, edebiyat tarihimizde, “Servetifünun Edebiyatı” adı verilen edebiyat akımının başlamasına yol açmışlardır. Zaman zaman yayınına ara vererek uzun yıllar devam eden dergi yeni harflerin kabul edilmesi ile 6 Aralık 1928 tarihinde 1681-1 sayısı ile ve “Uyanış” adıyla yayınma devam etmiş, 26 Mayıs 1944 tarihinde 2464 sayısı ile tamamen kapanmıştır. ... Devamı »»»

TAHMİS « Edebiyat

Divan edebiyatında, herhangi bir şairin bir gazelinin her beytine üçer mısra eklenmesi ile beşer mısralık kıtalar meydana getirilmek suretiyle yapılmış olan nazım şekli.Tahmis, özellikle, ünlü şairlerin çok güzel gazellerine, çeşitli şairler tarafından mısralar eklenmek suretiyle kullanılmış olan bir nazım şeklidir. ... Devamı »»»

TAKVİMİ VAKAYI « Edebiyat

Türkiye'de ilk olarak yayınlanan gazete, Mahmut II. zamanında, 1 Kasım 1831 tarihinden itibaren ilk resmî gazete olarak yayınlanmağa başlamıştır. Haftada bir defa olmak üzere yayınlanır, bütün yüksek memurlara ve yabancı devletler temsilcilerine gönderilirdi. ... Devamı »»»

TASVİR « Edebiyat

Edebiyatta, eşyanın canlı ve hareketli olarak karakteristik görünüşlerini sayıp dökmeye verilen ad. Tasvirlerde başarı, gözlem ile iyi bir görüş noktası seçmeye bağlıdır. ... Devamı »»»

TENKİD « Edebiyat

Bir sanat ya da fikir eserinin özünü veyahut yapılışını anlatan, onun değer ve değersiz taraflarını, toplumun fikir ve sanat gelişimindeki yerini örnekler ve vesikalarla belirten yazılara verilen ad. Tenkidci, incelediği eser karşısında bir bilim adamı gibi büsbütün tarafsız kalamaz; vesikaları ve devrin genel kanaatini göz önünde bulundurmakla beraber, eserin güzel, çirkin, doğru, yanlış taraflarını kendi görüşüne göre belirtir. Tenkidci, yazısına kendi kişisel duygu düşüncelerini de kattığı için, tenkid yazları başlı başına bir fikir ve sanat eseri değerini kazanır. Tenkid Batı edebiyatın... Devamı »»»

TÜRK EDEBİYATINA TOPLU BAKIŞ « Edebiyat

Türk medeniyeti tarihinde, İslâmlığın kabul edilmesinden önceki devre, İslâm medeniyetinin etkisi altında olan devre ve Batı medeniyetine yönelme devresi başlıca bölüm devreleridir. Bu bölüm devreleri, Türk edebiyatı tarihinde de kendini göstermiştir. Buna göre, Türk edebiyatı tarihi, başlıca üç devreye ayrılır: I - İslâmlığın kabul edilmesinden önceki Türk edebiyatı, II - İslâm medeniyeti etkisi altındaki Türk edebiyatı, III- Batı medeniyeti etkisi altındaki Türk edebiyatı. I - İslâmlığın kabul edilmesinden önceki Türk edebiyatı Başlangıç tarihi, Orta Asya'da Türklerin ilk medeniyetle... Devamı »»»



Nicknizi Yazip:
ircde | nedir | kimdir | nedirkimdir | mırclove | sohbet | seviyo | turkchat | mirc | hatay antakya | sevgiden | hikaye | hikayeler | oyun oyunlar | game |