| |
BİNBİR GECE HİKÂYELEKİ « Edebiyat
Doğu dünyasının hikâye ,masal , menkıbe, destan ve fıkralarını bir araya toplayan en büyük külliyatı. Bunlardan bazıları sözlü Türk geleneğine de girmiş, zamanla Türk halk masalları şeklini almıştır. Bunların çoğunun ilk doğduğu yer Hindistan'dır. Zamanla İran yolu ile Araplara geçmiş ve Araplar tarafından “Elf Elleyle ve Leyle” adı ile yazılı hale getirilmiştir. Fakat bu masalların ayrı zamanlarda ayrı yerlerdeki yazmalarında önemli farklar vardır. Binbir gece hikâyeleri, “çerçeveli hikâyeler” tipinde ve tekniğinde bir hikayeler külliyatlıdır. Ama olayın içine, türlü vesilelerle başka hikâyeler sokulur. Böylece iç içe girmiş hikâyeler, yapma bir bağla başlanmış duruma getirilmiştir. Bunların çerçeve hikâyesi şudur : Şehriyar adlı bir hükümdar, karısının kendisini başka biri ile aldattığını görünce karısını öldürür ve bütün kadınların kötü olduğuna inanır.Bir kadınla evlenince, evlendiğinin sabahı kadını öldürür. Böylece, üç yıl geçer. Şehirde evlenecek kız kalmaz. Vezirin kızı Şehrâzâd, babasının bütün dayatmalarına rağmen sultan Şehriyârla evlenmeğe niyetlenir. Ya sultanı bu hareketinden vazgeçirecek kadınları bu belâdan kurtaracaktır ya kendisi canını verecektir. Evlendikleri gece, Şehriyardan, kardeşi Dünyâzâd ile görüşme istediğinde olduğunu söyler ve bu isteğini sultana kabul ettirir. Kardeşi, yeni evlilerin odasında bir köşeye büzülür. Sultanla Şehrâzat bir müddet sohbet ettikten sonra kardeşi Dünyâzâd Şehrazad'dan bir masal anlatmasını ister. Sultan da dinlemeğe heveslenir. Şehrâzâd, hikâyesine başlar ve gecenin geç saatinde en meraklı yerinde keser. Sultan, hikâyenin sonunu dinlemek için, Şehrâzât'ı öldürmeyi geri bırakır. Şehrâzât, her gece anlattığı masalları, en heyecanlı yerlerinde keser ve sultanı merak içinde binbir gece oyalar. Sonunda Şehriyâr, karısının becerikliliği, zekâsı karşısında, Şehrâzâd'ı öldürmekten vazgeçer.
Binbir gece hikâyeleri, Arap edebiyatı kadar dünya edebiyatının da mal olan bir eser haline gelmiştir. Dilimizde parça parça yayınlanmıştır.