| |
CENAZE « Din
Gömülmek, yakılmak, denize bırakılmak ya da başka usullerle ortadan kaldırılmak üzere hazırlanmış insan cesedi. Gömme işi, bugün, memleketimizle birlikte hemen bütün İslâm âleminde, dinî bir gelenek olarak şu şekilde yapılmaktadır. Ölüm meydana gelince, enli bir bezle ölünün çenesi bağlanır, katılaşan oynak yerleri yavaşça gevşetilir ve yeri yükseltilir. Yüzü örtülür, kesin olarak öldüğü anlaşılıncaya kadar bekletilir. Ölüm, uygun bir şekilde, ölünün yakınlarına duyurulur.
Bunlardan sonra dinî gerekçeler yapılır. Ölünün yıkanması, sağ kalanlar üzerinde “farz-i kifaye” dir, yıkanmayı üçlemek ise “sünnet” tir. (Müddeti dolmadan doğan düşükler ve gerçek şehitler yıkanmazlar). Yıkanma suyuna kokulu bir madde katılması, yıkanma tamam olduktan sonra ölüye hoş kokular sürülmesi, cenazenin yanında buhur yakılması makbuldür. Cenaze, yıkayıcıya kolaylık olsun diye, yerden yüksek teneşir üzerinde yıkanır. Suyun ılık olması tercih edilir. Şehitlerin dışında ölünün kefenlenmesi işi de bittikten sonra, cenaze namazı hazırlığı başlar. Cenaze namazı kılındıktan sonra, tabut, cemaatin miktarına göre, sıra ile omuzlarda ya da eller üzerinde taşınır, kabristanın uzak olması halinde de bir taşıtla kabristana götürülür. Cenaze, kabristanda hazırlanmış mezarına, usulüne göre gömülür.
Bugün memleketimizde, bir ölüm halinde, belediye teşkilâtının bulunduğu yerlerde, cenaze memurluğunun düzenlediği bir beyannamede, cenazenin bulunduğu yerin adresi, ölünün adı, soyadı, yaşı, hangi tarih, gün ve saatte öldüğü defin ruhsatiyesinin tarih ve numarası, yıkanma ve kefenlemenin ailesi ya da şehir mezarlığı tarafından mı yapılacağı, kabristana nakledilme işi, saati, ücretli kaldırılıp kaldırılmayacağı, mezarının çeşidi hakkında gerekli bilgiler verilir. Bu beyannamede alınması gerekli tedbirleri de, Cenaze işleri memurluğu, en çabuk bir şekilde alma yoluna gider.